fıtık ameliyatından sonra kalça ağrısı

kalça ağrısı Kortizon ihtiva eden ilaçları yaşınız gereği dikkatlli kullanmanız gerekir. Tıbbi tedaviden yarar görülmez ise ameliyat düşünülebilir. Ameliyatın kaliteli ve doğru yapılması önemlidir yoksa açık olmuş kapalı olmuş bu tekniklerin hastanın kafasını karıştırmaktan başka bir işlevi yoktur. Basitbir apandisit ameliyatından sonra bile hastanın yürümeye başlaması, gaz çıkartması, tuvalete gidip dışkı yapması zor olabilir ve iyileşme vakit alabilir. Boyun fıtığı ameliyatında ise hasta ameliyattan birkaç saat sonra son derece kolay şekilde ayağa kalkıp yürüyebilir, oturabilir, merdiven inip çıkabilir, aynı AnkaraBel Fıtığı Ameliyatı. Fıtık ameliyatları artık mikroskop ve endoskop aracılığı ile yapılabiliyor. Böylece ameliyat sırasında hiçbir kas ya da sinir zarar görmemiş oluyor. İyi cerrahi müdahale ile bel fıtığı ameliyatında kalıcı sorunlar ortaya çıkmamaktadır. Ameliyat sonrası hastaları en mutlu eden durum Buyöntemle zorunlu olmayan ameliyatlar elenebiliyor ve gereksiz ilaç alımının önüne geçilebiliyor. Fıtık ,omurların arasında omurların birbirlerine sürtmesini önleyen conta görevini yapan disk dediğimiz maddelerdir. Bunlar kulak memesinden biraz daha serttir. Ancak bu sertlik değişkenlik gösterebilir, daha sert veya Boyunve boyun ağrısını ne kadar iyi anlarsanız, boyun ağrısı sorunlarınızı çözmenize yardımcı olacak bir FİZYOTERAPİST seçmeniz daha olasıdır.Ferhat CANTEKİN ‘in ekibimizi seçeceğinize inanıyoruz. Site De Rencontre Payant Au Canada. Kalça kemiği kırığı sıklıkla 60 yaş üzerinde olan kemik erimesi yaşamakta olan kadınlarda görülmektedir. Düşme ya da çarpma neticesinde görülmekte olan bu sorun her yaşta kişilerde de görüleceği unutulmamalıdır. Tedavisi ise cerrahi yöntem kullanılarak protez ya da implant sonrasında fizik tedavi egzersizleri yapması olacaktır. Sıklıkla görülme nedenleri arasında kişilerin çok şiddetli bir şekilde yere düşmeleri sonucunda görülecek olduğu gibi kemik erimesi yaşamakta olan kişilerde de sıklıkla görüldüğü bilinmektedir. Bu nedenle kalça kemiği kırığı yaşamakta olan bir kişinin iyileşerek eski sağlığına dönebilmesi için mutlaka cerrahi müdahalenin yapılması şart olmaktadır. Tedavi Kalça kemik kırığı eğer ki çocuklarda olması durumunda bu kırık ayrılmaması şartı ile alçı tedavisi uygulanacaktır. İyileşme süresi 4 ile 6 hafta arasında değişecektir. Fakat çocuk ya da yetişkin olan insanlarda ayrılmış olan kalça kemiği kırığı olması durumunda cerrahi yöntem kullanılarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Cerrahi yöntem kullanılarak yapılan ameliyatlarda daha çok kişinin ameliyat sonrasında hızlı bir şekilde gündelik hayatlarına adepte olabilmesi nedeniyle kişiler sıklıkla ameliyat edilmektedir. Yoksa başka sorunların çıkması da söz konusu olacaktır. Ameliyatın anestezi altında yapılacak ve platin kullanılarak ya da protez kullanılarak tedavisi yapılacaktır. Daha sonra iyileşmesini hızlandırmak ve ameliyatın başarılı olabilmesi için kişinin fizik tedavi egzersizlerini evde ya da hastanede uygulaması gerekmektedir. Ameliyat Sonrası Ameliyat esnasında lokal ya da genel anestezi uygulanması sureti ile kişiler tedavi edilmektedir. Bu kişiler kalça kırığının çivi ya da platin kullanılarak yerine sabitlenmesi ya da kalça protezi takılarak kalçanın tedavi edilmesi sonrasında uygulaması gereken bir takım kurallar olmaktadır. Bu kurallar her zaman için ameliyat sonrası ameliyatın başarılı olabilmesi için gerekli olmaktadır. Kişilerde kalça kırığı olduğu zamanlarda eğer ki ameliyat ile tedavi ediliyorsa gerek evde gerek hastane de kaldığı süre içerisinde egzersizlerini yapması gerekmektedir. Ameliyat sonrasında ertesi gün kişinin yürütülmesi mümkün olsa da kişilerde kan pıhtısı olacağından dolayı pek doktorlar tarafından önerilmemektedir. Bunun yerine kişilerin ayak ve kalçalarına uygulayacak oldukları egzersizler ameliyat sonrası 24 saat içerisinde yapılması gerekmektedir. kişilerin hastaneden çıktıktan sonra ayak masajlarına dikkat etmesi gerekmektedir. Kişilerin kalça ve ayak egzersizleri son derece önemli olmaktadır. Kişinin yataktan tam olarak kalkıp kendi ihtiyaçlarını görmesi 6 ile 8 hafta arasında olmaktadır. Bu süre içerisinde evde fizik tedavi olan ayak ve kalça egzersizlerini aksatmadan yapması iyileşme süresini ameliyat sonrasında hızlandıracaktır. Kişinin tamamen iyileşme süresi 4 ile 6 ay arasında değişecek bu süre içerisinde evde olarak fizik tedavi egzersizlerini yapması gerekmektedir. Kalça kırığı belirtileri olan ağrı ya da diğer belirtileri ise zaman içerisinde azalacaktır. Ameliyat Riskleri Ameliyatın bir takım riskleri bulunmaktadır. Bu risklerinin başında kan pıhtısı olarak bilinen emboli riski her zaman için bilinmektedir. Akciğere pıhtı atmaması için ayak kısmına varis çorapları giyilmelidir. Ve mümkün olduğu kadar doktor tarafından önerilen egzersizleri yaparak ayak hareket ettirilmesi gerekmektedir. Cerrahi müdahale sonrasında var olan riskleri ayak hareket ettirilmesi sonucunda fizik tedavi egzersizleri evde yapılması da gerekmektedir. Kişiler ameliyat sonrasında bakımı konusunda doktor tarafından bilgilendirilmelidir. Kişilerde emboli riski dışında bir de her ameliyat sonrasında olan enfeksiyon riski vardır. Emboli kadar yaygın olan bu enfeksiyon riski için hem hastanenin hijyenik olması hem de kişinin hijyenine çok dikkat etmesi gerekmektedir. Enfeksiyon belirtileri arasında kişinin yara yerinden kokulu sıvı gelmesi gibi belirtileri olmaktadır. Emboli ve enfeksiyon riskine karşı kişilerin ve hastanenin çok önlem alması sonucunda hem emboli hem de enfeksiyon riskinde azalma meydana gelecektir. Beslenme Kemiğin her zaman için daha hızlı bir şekilde kaynaması için fizik tedavi egzersizlerinin yanı sıra kişinin beslenmesine de çok dikkat etmesi gerekmektedir. Özellikle de yoğurt ya da ananas gibi kemik sağlığına çok faydalı olan gıdalar ile beslenmesi gerekmektedir. Bunun yanında D vitaminin her zaman için kemik sağlığına çok iyi gelmesi nedeniyle kişilerin kemik sağlığı için D vitamini içeren yiyecek olan sardalya gibi yiyecekleri tüketmesi de son derece önemli olmaktadır. C vitamini her zaman için kemik sağlığına faydalı olması ile bilindiği için portakal, limon ya da mandalina gibi gıdaların insan sağlığı açısından da önemli olduğu bilinmektedir. Sizler de kalça kemiği kırığı yaşamaktaysanız o zaman tüketecek olduğunuz gıdalara çok dikkat etmeniz gerekmektedir. Fizik Tedavi Bu hareketi yapabilmek için sizlere bir uzman ya da bir yakınınızın yardımcı olması gerekmektedir. Her zaman için emboli riskine karşı bacaklarınızın hareket ettirilmesi tavsiyesi vardır. Bu nedenle de yapacak olduğunuz resimde görünen hareket için sırt üstü olacak şekilde uzanmanız gerekmektedir. Bacaklarınızı kırarak kendinize doğru çekmeniz gerekiyor. Bu hareketi yaparken kollarınızı rahat bırakmalı ve mümkünce başınızın arkasına bir destek almanız gerekmektedir. Bir yakınınızın desteği ile kırık olan kalça tarafında ki ayağınızı havaya kaldırın. 10 saniye bekledikten sonra tekrardan yere indirmelisiniz. Bu hareketi her gün yapmanız hem emboli riskini azaltacak hem de sizlerin kalça kemiğinizin daha hızlı bir şekilde iyileşmesini de sağlayacaktır. Kaynaklar Loading... Katarakt Ameliyatından Sonra Ağrı Hissedilir mi? Eski ameliyatlarda kişilerde en çok korkulan operasyon sonrası ağrı sürecidir. Gelişen tıp sayesinde Katarakt ameliyatında dikiş sorunu olmadığından pek bir ağrılı süreç yaşanmamaktadır. Katarakt ameliyatı sonrası ağrı tüm hastaların ortak endişesi olarak gözlemlenir. Aslında bu noktada genellikle eski ameliyat yöntemlerinden kalma sanrılar ön plana çıkmaktadır. Yeni dikişsiz Katarakt ameliyatları sayesinde bu ağrılar minimal seviyeye inmiştir. İçindekilerKatarakt Ameliyatından Sonra Ağrı Duyulur Mu?Katarakt Ameliyatından Sonra Ne Zaman Görebilirim?Katarakt Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?Kaynaklar Katarakt Ameliyatından Sonra Ağrı Duyulur Mu? Katarakt ameliyatı olduktan sonra baş ağrısı ya da göz içinde ağrı hissedilir mi diye merak edilebiliyor. Gelişen teknolojiyle beraber çok daha kolay ve hızlı bir biçimde ağrısız sızısız yapılan bir operasyona dönüştüğüne vurgu yapmak gerek. Günümüzde Katarakt baş ağrısı yapar mı sorusunun cevabını büyük ölçekte hayır olarak cevaplamak mümkündür. Uygulanan yöntemin yanı sıra katarakt sertliği, lensin büyüklüğü ve multi fonksiyonel olması burada önemli kıstaslar arasındadır. Çünkü açılacak kesi, lensin yerleştirilmesi ve lensin mercek ile doğrudan etkileşim ve uyumu tamamıyla iyileşme sürecini etkileyecektir. Gözde bütünleşecek olan mercek artık eskisi gibi tek bir modül olarak kullanılmamaktadır. Katlanarak, bölünerek ve ses dalgalarıyla içeride etkileşime geçirilerek çok daha ağrısız bir operasyon mümkün hale getirilmiştir. Fako yönteminin uygulandığı hastalarda birkaç gün içerisinde net bir görüş, maksimum 15-30 gün içerisinde ise Katarakt ile alakalı hiçbir bulgu olmadan hayatınıza devam etmeniz mümkündür. Katarakt operasyonu yileşme süresi İntrakapsüler En az 2 Ay Ekstrakapsüler 8-10 Hafta Fakomülsifikasyon 48 saat Maksimum 30 gün Katarakt Ameliyatından Sonra Ne Zaman Görebilirim? Katarakt sonrası ağrı hisseden bazı kişiler olduğunu söylemeden geçmemek gerekiyor. Hepimizin metabolizması, vücut endeksi ve sağlık durumu aynı standartlarda olmuyor. Doğal olarak gözde bulunan bazı hassasiyetler, kornea genişliği ve çapı, açılan kesinin boyutu, kullanılan merceğin yüksek numaralı olması kısa süreli ve akut olarak ağrılara sebebiyet verebiliyor. Fakat Katarakt sonrası ağrıların en alt düzeye indirilebilmesi için ağrı kesiciler kullanılıyor. Doğal olarak Katarakt ameliyatından sonra göz çevresinde ve göz içerisinde ağrı hissedilmesi oldukça az rastlanan bir sonuca dönüşüyor. Göz operasyonları arasında en kısa süren ameliyat olmasının yanı sıra yarım saat sonra gözünüze bandaj takılmak suretiyle hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilmektesiniz. Bir gün sonra hem kontrol hem de bandajın çıkarılması için hastaneye geri döndüğünüzde ise müthiş bir netlik ile görebildiğinizi fark edebilirsiniz. Katarakt sonrası göz damlaları 30 gün süreyle kullanılmak üzere hastalara verilir. Eğer göz damlalarınızı düzenli bir şekilde yapar ve gözünüzü korursanız en kısa sürede tedavinin ardından iyileşme süreci tamamlanmış olur. Maksimum 48 saat içerisinde gözünüz operasyona girmemiş ve hiç Katarakt olmamışçasına net bir görüntüye sahip olacaktır. Katarakt Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli? Katarakt ameliyatı sonrası bazı unsurlar iyileşme sürecini en derin noktadan etkilemektedir. Göz ameliyatları çoğunlukla risk faktörü olarak görülür. Mikrop kapması ya da alternatif rahatsızlıkların gözde çok daha çabuk ortaya çıkması bunun en bariz sebepleridir. Katarakt olduktan sonra baş ağrısı ve göz ağrısı gibi sorunlar minimal seviyede gözlemlenebilir. Fakat çok daha önemlisi gözünüzü korumanızdır. Gözünüzü dışarıdan gelecek darbelere karşı korumalısınız. Gözünüze herhangi bir nesne ya da elinizi sürmemelisiniz. Gözlerinizi kesinlikle ovuşturmamalısınız. Gözünüze basınç uygulayan hiçbir aktiviteye girmemelisiniz. Gözünüze su ya da farklı bir sıvı ile temas olmamalıdır. Mikrop kapmaması için ekstra özen göstermeniz gerekir. Tozlu ortamlardan olabildiğince uzak durmalısınız. Dikkat edilmediği takdirde Katarakt ameliyatından sonra görülebilecek bazı reaksiyonlar ise şu şekildedir. Retina Dekolmanları Enfeksiyon İltihaplanmalar Göz İçi Basıncında Farklılık Retina Ödemi Lens Kayması Farklı Komplikasyonlar Kaynaklar Loading... Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı diğer adı ile “Full Endoskopik Diskektomi” operasyonunun tanımı ile başlamadan önce Bel Fıtığı hastalığının doğru bir şekilde tanımlamak gereklidir. Çünkü halk arasında bel fıtığı ile ilgili oldukça fazla yanlış bilinen durumlar söz konusudur. Bel fıtığı konusuna açıklık getirdikten sonra Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı’nın hangi durumlarda uygulandığına, Tam Kapalı Bel Fıtığı operasyonu öncesi ve sonrasına değineceğiz. Her Bel Ağrısı Bel Fıtığı Değildir! Bel Fıtığı Nedir? Öncelikle şunu belirtelim ki her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Bel fıtığı tipik olarak bel ağrısı ile başlasa bile hastalar daha sonradan bacak ağrılarının eklenmesiyle doktora başvurabilir. Örnek olarak hasta kalçasında başlayan bir ağrı ve acının zamanla bacaktan ayağa doğru yayıldığından şikayet eder. Bel fıtığının büyüklüğüne bağlı olarak bacaklarda güç kaybında artış görülür. Bel fıtığının hangi seviyede ve hangi sinire baskı uyguladığına bağlı olarak bazen “düşük ayak” denilen ayağını kaldıramama sorunu ortaya çıkar. Bazen de dizlerinde boşalma hissi ile kendini gösterebilmektedir. Ağrı olmadan da bacakları istenilen şekilde kullanamama ve denge kaybı durumu ortaya çıkabilir. Bel Fıtığı Bacağa Doğru İlerleyen Ağrılara Sebep Olur Hasta yürümekte büyük zorluk yaşayabilir. Hatta fıtığın boyutlarındaki aşırı büyüklüğe bağlı olarak hastalarda “büyük tuvaletini tutamama”, “idrar kaçırma” sorunları dahi ortaya çıkabilir. Bu tür bel fıtıkları en acil müdahaleyi gerektiren durumlardır, saatlerin dahi önemi büyüktür. Bu sebeplerden dolayı bel fıtığı için özetle şunları söyleyebiliriz Her bel ağrısı bel fıtığından kaynaklanmaz! Eğer bel ağrınız yaklaşık bir hafta gibi bir süre içerisinde iyileşmiyorsa, özellikle bacaklarınızda güç veya denge kaybı söz konusu ise, kalçanızdan başlayıp aşağıya doğru devam eden sancılardan yakınıyorsanız bel fıtığı teşhisi için vakit kaybetmeden doktorunuza görünmeniz gerekmektedir. Bel Fıtığın Hakkında Yanlış Bilinenler Öncelikle şunu belirteyim ki günümüzde internetin de hayatımızdaki rolü sebebiyle bel fıtığı konusunda çok fazla yanlış bilgilerle hastalar yanlış yönlendirilmektedirler. İnternet üzerindeki sağlıktan uzak ve tehlikelerle dolu yöntemleri deneyenler, ameliyatsız iyileşme vaadiyle kandırılan hastaların durumları sonradan daha da kötüye gidebilir. Eğer bel fıtığından mustarip olduğunuzu düşünüyorsanız lütfen bilimsel düşünün ve vakit kaybetmeden alanında uzman hekimlere muayene olun. Unutmayınız ki ameliyatsız tedavi seçeneklerini de omurga konusunda uzmanlaşmış hekimler sunabilmektedir. Bel fıtığı ağrısından şüpheleniyorsanız vakit kaybetmeden alanında uzman bir hekime danışmalısınız! Bel Fıtığım Var, Ameliyat Gerekli midir? Her bel fıtığı ameliyatlık değildir. Eğer güç kaybı yoksa ve ağrılar zaman ile azalma gösteriyorsa bu tür bel fıtığı hastaları ameliyatsız da tedavi edilebilir. Ameliyatsız tedavi yöntemleri olarak; Dinlenme Kısa dönem için istirahat uygulanması ilk yöntemlerden birisidir. Bel fıtığı hastalarına uzun süreli istirahat, kas tembelliğine sebep olacağı için önerilmemektedir. İlaç Tedavisi Bel fıtığı için uygun ağrı kesici ve anti enflamatuar ilaçlar kullanılması etkili olacaktır. Hareket Tedavisi Alanında uzman doktor tavsiyesi ile evde kişisel olarak veya bir fizyoterapist aracılığıyla fizik tedavi uygulanabilir. Kesinlikle unutulmamalıdır ki hastaların bilinçsiz fizik tedaviyi kendi başlarına uygulamaması gerekir. Bilinçsiz hareketlerden dolayı bel fıtığının durumunu daha da kötüleştirme söz konusu olabilir. Doğru egzersizlerin yapılması önemlidir. Eğer bel fıtığı ağrıları azalmıyorsa, ilaçlar etkili değilse, kayropraktik manüel terapi ve fizik tedaviye rağmen düzelme oluşmamışsa o zaman cerrahi müdahale gerekebilir. Kayropraktik Manüel Terapi Nedir? İnsan omurgası bir bütündür. Muayenesi de baştan ayağa yapılmalıdır. Çoğu bel, sırt ve kalça ağrısının nedeni bel faset eklemlerin veya sakroiliak eklemin kilitlenmesi nedeniyle olmaktadır. Ayrıntılı muayene ile kilitlenen omurga bulunduktan sonra doğru teknik ve hareketle eklem kilitlenmesi muayenehane ortamında açılır. Hastanın ağrısı, o an geçer. Ek bir ilaca dahi ihtiyaç duyulmaz. Bel Fıtığında Uygulanabilecek Cerrahi İşlem Yöntemleri Bel fıtığı için uygulanabilecek 3 temel cerrahi yöntem vardır Açık Cerrahi Bel Fıtığı Operasyonu En eski bel fıtığı ameliyatı yöntemidir. Bu ameliyat yönteminde fıtığın bulunduğu bölgede kesik açılarak kaslar sıyrılır, kemiğin bir bölümü çıkarılarak fıtıklı bölgenin net olarak görünmesi sağlanır. Fıtıklı bölge cerrahi yöntemle alınır, kesik bölgesinde oluşabilecek kanamalar durdurulur, dikiş atılır, kaslar tekrar kapatılır ve son olarak ciltten açılan kesik için dikiş atılarak operasyon tamamlanır. Bu yöntemin sebep olduğu fıtığın tekrar etmesi ve iyileşme süresinin uzaması, yapışıklık ve enfeksiyon riski gibi sorunlardan ötürü dokuya daha saygılı cerrahi yöntemler ortaya çıkarılmıştır. Mikroskobik Cerrahi Bel Fıtığı Operasyonu Kapalı Bel Fıtığı- Mikroskopik diskektomi 1970’li yılların sonuna doğru daha küçük bir keşiden giriş yapılarak cerrahi operasyon hedeflenmiştir. Fakat operasyon için açılan kesin küçük de olsa içeride fıtığın çıkartılması sırasındaki işlemler yukarıda bahsettiğim “Açık Cerrahi Operasyon”daki fıtık alınmasına benzerlik gösterir. İyileşme süresinin uzunluğu, yapışıklık ve enfeksiyon riski gibi sorunlar bu yöntemde de bulunduğundan, geliştirilmesi gerektiğine karar verilmiş, dokuya çok daha saygılı bir cerrahi yöntem hedeflenmiştir. Endoskopik Cerrahi Bel Fıtığı Operasyonu 1990’lı yılların sonuna doğru gelişme gösteren uygulamadır. Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı Full Endoskopik Diskektomi olarak da adlandırılır. Bu operasyon günümüzde kullanılan en modern ve en gelişmiş cerrahi işlemdir. Çok ince bir kalem kalınlığındaki 5 mm kesitten giriş yapılarak işlemler gerçekleştirilir. Burada en yardımcı araç içerideki işlemleri çok net takip edebilen yüksek çözünürlüklü açılı endoskopik kameradır. Kamera basınçlı su sistemi ile çalıştığından kanamaları, yapışıklıkları ve enfeksiyonu engellemektedir. Doktorun gözü niteliğindeki bu araç sayesinde tüm cerrahi işlemler kolaylıkla ve hızlıca tamamlanır. Diğer ameliyat araçları da dahil olmak üzere vücut içindeki anatomik boşluklardan ilerlenerek dokuya en üst düzeyde saygı gösterilmiş olunur. Sadece cm’lik bir cilt kesi işlemi uygulandığından hasta 2 saat sonra taburcu olabilmektedir. Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı ile ilgili bilgileri Doç. Dr. Murat SAYIN’dan dinliyoruz Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Hasta Ne Zaman Taburcu Olur? Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatının en önemli özelliği hastaya yansıyan konfordur. Dokuya en üst düzeyde saygılı cerrahi işlem uygulanır ve dokuya zarar vermeden işlemler gerçekleştirilir. Bir hastanın gözünden durumu değerlendirirsek, hastanın en kısa sürede taburcu edilerek evinde iyileşme sürecine kavuşma isteğinin en ön planda olduğunu görürüz. Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı olan hasta normal yaşantısına çok daha erken döner. Genellikle %90 tipik her şeyin normal gittiği bir Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı sonrası hasta aynı gün 2. saatte evine gidebilir. Çoğu zaman ağrı kesici ihtiyacı olmaz veya basit ağrı kesicilerle normal yaşantısına o gün başlar. Bazı anormalilerin gelişebileceği durumlarda veya çoklu seviye fıtıklarda hasta en geç ertesi gün taburcu olacaktır. Uzun süre yatmayı gerektiren bir cerrahi uygulama değildir. Tamamen kanamasızdır ve kan takviyesi gerektirmez. Dikişsiz bir yöntem olduğundan ayrıca pansuman vb. tıbbi müdahaleler de gerekmez. Ameliyat için açılan cm’lik kesikte uygulanan yapıştırıcı estetik bantlar sayesinde hızlı bir onarım söz konusudur. Yara izi çok hızlı bir şekilde iyileşme gösterecektir. Hasta 4. günden sonra banyosunu yapabilir. Her türlü aktivitesine dönebilir. Sağlıklı günler dilerim… SAĞLIKLI YAŞAMAlgoloji ve Ağrı Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. Nurettin Lüleci, “Bel fıtığı ameliyatı olmuş ama ağrıları geçmemiş hastalara tedavi nasıl uygulanır?” sorusuna tüm ayrıntılarıyla birlikte cevap verdi. Bel fıtığı ameliyatından sonra hastanın şikayetlerinin geçmediği görülebilmektedir. Bu durum “başarısız bel cerrahisi” olarak adlandırılır. Ameliyattan sonra ağrıları geçmeyen hastalara epidural lizis uygulanmakta ve bu ağrılar son - 1025htvsaglikkulubuarpanetBel fıtığıameliyatağrısağlık Bel anatomisini oluşturan kemik omurga, disk, kaslar, sinirler ve bağ dokusu rahatsızlıklarının bel ağrısının nedenleri arasında yer aldığını ifade eden Dr. Gökyar, belin kötü kullanımı, aşırı zorlama, bel kaslarının zayıflığı, şişmanlık, mikrobik hastalıklar ve kanser gibi nedenler ile de bel ağrısının ortaya çıkabildiğini "Bel fıtığında ağrı atakları artıp azalan biçimde ve aralıklı seyredebilir"Bel fıtığında ağrı ataklarının artıp azalan biçimde ve aralıklı seyredebileceğini söyleyen Dr. İsmail Gökyar, özellikle cerrahi gerektirmeyen durumlarda ağrının psikolojik sorunlara bile neden olabileceğini, bel fıtığında konservatif tedavi fizik tedavi, istirahat ve ilaç tedavisi ve klasik cerrahi uygulanan hastaların işe dönüşünün her şey olağan gitse bile 3-6 haftayı bulabileceğini söyledi."Bel fıtığında her zaman cerrahi tedavi gerekmez"Bel fıtığında her zaman cerrahi tedavi gerekmediğini, hastaların büyük bölümünde ilaç tedavisi ve fizyoterapinin yeterli olabildiğini dile getiren Dr. Gökyar, tedavilerin başarılı olmadığı ve ağrının devam ettiği hasta grubunda girişimsel yöntemlerin epidural enjeksiyon, radyofrekans teknikleri, disk içi girişimler gibi denenmesi gerektiğini dile getirdi. Yöntemlerin başarılı olmaması ve güç kaybının belirginleşmesi durumunda cerrahi tedavinin gerektiğini söyleyen Dr. Gökyar, cerrahi tedavide amacın, diskin fıtıklaşan parçasının çıkarılması olduğunu, geçmiş yıllarda klasik açık cerrahi uygulanırken, cerrahi sonrası oluşan problemlerden kaçınmak için mikroskop kullanılarak daha küçük bir kesi ile operasyon teknikleri geliştirildiğini belirtti."Az da olsa görülebilir"Tüm bel fıtığı cerrahilerinde olduğu gibi tam kapalı bel fıtığı cerrahisi sonrası az da olsa nüks görülebileceğini dile getiren Mio Klinik kurucularından Doç. Dr. Oğuz Karaeminoğulları ve Dr. Gökyar, tam kapalı bel fıtığı ameliyatında dokulara hasar verilmediğinden nüks cerrahinin ek bir zorluk oluşturmadığını, ilk cerrahisi açık yapılan hastalarda nüks olması durumunda özellikle tam kapalı bel fıtığı ameliyatının tercih edildiğini ifade "En sık görülen bel ağrısı sebeplerinin başında bel fıtığı yer alır"Mio Klinik kurucularından Doç. Dr. Oğuz Karaeminoğulları, en sık görülen bel ağrısı sebeplerinin başında bel fıtığının yer aldığını, halk arasında disk kayması olarak bilinse de, bel fıtığının gerçekte disk içeriğinin yırtılarak omuriliğe ve sinir köklerine baskı yapması olduğunu söyledi. Bel fıtığının en çok 30-60 yaş grubunda görülmekle birlikte hemen her yaş grubunda ortaya çıkabileceğini belirten Karaeminoğulları, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, omurga fizyolojisine uygun hareket etmeme, sigara kullanımı ve mesleki faktörlerin risk faktörlerinin başında geldiğine dikkat hemen her merkezde uygulanan ve bel fıtığı tedavisinde altın standart kabul edilen bu tekniğin "mikroskopik diskektomi" olduğunu belirten Doç. Dr. Karaeminoğulları, Kesi küçültülmesine rağmen klasik cerrahi ile aynı yoldan uygulandığından bu sorunların azalmakla birlikte devam ettiğini, bu sorunların daha da azaltılması amacıyla minimal invaziv tekniklerin geliştirildiğini ifade etti. Doç. Dr. Karaeminoğulları, klasik cerrahide ve mikroskopik cerrahide fıtığa ulaşmak için kas, kemik ve bağ dokularına bir miktar hasar verildiğini, mikroskopik cerrahi ile oldukça iyi sonuçlar alınsa da operasyon sonrasında uzun iyileşme dönemi, omuriliğe yapışıklıklar, fıtığın tekrarlaması ve ileride gelişebilecek bel kayması ve enfeksiyon gibi bazı komplikasyonlarla karşılaşılabildiğini söyledi."İşlem, ciltte yapılan yarım santimlik bir kesiden, bir kamera kullanılarak yapılır"Tam kapalı bel fıtığı ameliyatında işlemin ciltte yapılan yarım santimlik bir kesiden, bir kamera kullanılarak yapıldığını belirten Doç. Dr. Karaeminoğulları, "Kamera omurgada var olan anatomik boşluklarda ilerletilerek fıtığa sağlıklı hiç bir dokuya hasar vermeden ulaşılır. Kamera ile omurgamızda bulunan doğal boşluklar kullanılarak işlem yapıldığı zaman klasik cerrahiden farklı olarak kas, kemik ve bağ dokulara zarar verilmiyor. Bu durumda kanama olmuyor ve bu yüzden bel fıtığı cerrahisi sonrası gelişen problemler büyük oranda azalıyor" iş dışında, işe dönüş süresinin 3 ile 5 gün olduğunu ve hastaların büyük çoğunluğunun ertesi günden itibaren günlük hayatlarına geri dönebildiğini ifade eden Doç. Dr Karaeminoğulları, ameliyat sonrasında fizik tedavi gibi bir uygulamaya genellikle gerek olmadığına, ancak bel ve kasların kullanımı için profesyonel desteğe tüm bel hastalarının ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Sağlık Haberler

fıtık ameliyatından sonra kalça ağrısı