genelgeler ve kongreler özet 8 sınıf

Ortaokul 8.SINIF ==> 3. Ünite: Basınç ==> Basınç Kazanımlar F.8.3.1. Basınç Önerilen Süre: 10 ders saati Konu / Kavramlar: Basınç, katı basıncını etkileyen değişkenler, sıvı basıncını etkileyen değişkenler, basıncın günlük yaşam ve teknolojideki uygulamaları Halkı işgallere karşı bilinçlendirmek, uyarmak ve bu sayede Milli bilinci uyandırarak ,Milli heyecanın tüm yurda yayılmasını amaçlamak. S.3-Havza Genelgesinde alınan kararlar nelerdir?-Mondros Ateşkes Antlaşmasına karşı çıkılmalı ve yurdun her tarafında işgalleri kınamak için gösteriler ,protesto mitingleri düzenlenmeli 8 Sınıf High Score Fen Bilimleri ilk 5 Ünite Kapsamlı LGS Deneme Sınavı. 8. sınıf ilk iki ünite kapsamlı Fen Bilimleri dersi LGS deneme sınavı. 8.SINIF FEN BİLİMLERİ 4.DENEME SINAVI (LGS SON PROVA) İlk 6 ünite kapsamlı FenAlemi LGS deneme sınavı. Mikro sayısal LGS deneme sınavı 11. Tarih: 29 Mayıs 2021 Cumartesi | 16749 İndirme | Gönderen Site Admini. 8.SINIF FEN BİLİMLERİ 4.DENEME SINAVI (LGS SON PROVA) Tarih : 02 Haziran 2022 Perşembe | 498 İndirme | Gönderen Esma Solak. Mikro sayısal LGS deneme sınavı 11. Tarih : 16 Nisan 2019 Salı | 9787 İndirme | Gönderen MikroFen. 8.SINIF 1. ve 2. 8 Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kur'an-ı Kerim'in Ana Konuları konusunun Konu Anlatımı Morpa Kampüs'te. Site De Rencontre Payant Au Canada. Popüler Sayfalar Ders Kesim Raporu 2015 143 Matematik Genel Değerlendirme 449 ziyaret4. Sınıf Fen Işık Kirliliği Konu Anlatımı 131 ziyaret5. Sınıf İngilizce 2. Dönem 3. Yazılı 110 ziyaretEk Ders Puantajı Versiyon 3 99 ziyaret Son Ziyaretler 5. Sınıf Fen Bilimleri 2. Dönem 3. Sınav Yeni2. Sınıf Matematik 5'er Ritmik Sayma Labirent Bulmaca Yeni1. Sınıf Türkçe Öğrenme Alanları Yeni1. Sınıf 1. Dönem Veli Toplantı Tutanağı Yeni2012-2013 Matematik Soruları Yeni Kongreler ve Genelgeler 8..sınıf konu anlatımı 2014-2015 adlı dosya sitemizin Konu Anlatımı ve Özetler kategorisinde yer almaktadır. Bu kategoride Kongreler ve Genelgeler 8..Sınıf Konu Anlatımı 2014 - 2015 - dosyasına benzer başka dosya ve dokümanlar dabulabilirsiniz. Bu kategori de ilkokul ve ortaokul dosya ve dokümanlarına indirmek için aşağıdaki hemen indir bağlantısına tıklamanız yeterlidir. Bu dosya Umut Akyüz tarafından Sınıf Öğretmeniyiz Biz sitesine tarihinde yüklenmiştir. Bugüne kadar toplam 26 kere indirilmiştir ÜNİTE II MİLLİ UYANIŞ YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI 1914 -1918 I. Dünya Savaşı öncesi dünyada çıkar çatışmaları ve sanayileşme ile beraber bir yarış ve sömürge yarışı başlamıştı. Buda zamanla ülkeler arasında gerginliğe yol açtı. Ve dünyada büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Ülkeler iki ana gruba ayrılmıştı. Bunlar İtilaf Anlaşma Devletleri İngiltere, Fransa ve Rusya Sonradan; İtalya, ABD, Japonya, Romanya, Yunanistan İttifak Bağlaşma Devletleri Almanya, Avusturya- Macaristan İmp. Ve İtalya Sonradan; Osmanlı ve Bulgaristan ** İtalya Savaş başlamadan önce İttifak grubunda İtilaf grubuna geçmiştir. I. Dünya Savaşının Nedenleri 1- Sanayileşmeye bağlı sömürge yarışı 2- Sömürgeciliğe bağlı Ham madde ve Pazar yarışı 3- Bloklaşma Gruplaşma 4- Milliyetçilik, özgürlük gibi düşünce akımlarının etkisi 5- Çıkar çatışmaları Mesela Almanya Fransa arasında Alses Loren Bölgesi sorunu Savaşın Başlatan olay Savaşın başlaması an meselesi idi. Savaşın başlamasına Saray Bosna gezisine çıkan Avusturya – Macaristan İmparatorluğu Veliaht’ının bir Sırplı tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı. * Savaş yukarıda saydığımız nedenlerle başlaması bekleniyordu. Veliahttın öldürülmesi sadece savaşın bahanesidir. Bu nedenle buna görünen sebep denir. Savaşın Gelişimi Sırplılara, Avusturya – Macaristan imparatorluğu savaş ilan etti. Sırplıları destekleyen İngiltere ve Fransa’da Savaşa girdi. Daha sonra Almanya’da savaşa girmesi ile dünya savaşı başladı. İlk başlarda İttifak Grubu başarılı iken ABD’nin savaşa girmesi ile İtilaf Grubu savaşı kazandı. OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞ GİRMESİ Savaş başladığında Osmanlı tarafsızlığını ilan etti. İtilaf Devletleri Osmanlının tarafsız kalmasını istiyordu. Almanya ise Osmanlıyı yanında savaşa istiyordu. Yönetimi elinde bulunduran İttihat ve Terakki Cemiyetini yönetenler Almanya yanında savaşa girilirse başarılı olacağına inanıyorlardı Başta Enver Paşa. Almanlarla gizli bir antlaşma yapıldı. İki Alman gemisi İngilizlerden kaçarak Osmanlıya sığındı. İngiltere gemileri isteyince gemilerin satın alındığı söylendi. Goben ve Breslav adlı iki Alman gemisine Yavuz ve Midilli adı verilerek Türk bayrağı çekildi. Bu gemiler Karadeniz’de Rus limanlarını bombaladılar. Rusya’nın Osmanlıya savaş ilan etmesi ile Osmanlı I. Dünya Savaşına girmiş oldu. ** Osmanlını savaşa girme amacı; kaybettiği toprakları geri almak ve eski gücüne kavuşmaktı. ** Almanya’nın Osmanlıyı Yanında İstemesinin Sebepleri 1- Cephelerini genişletmek 2- İngiliz ve Fransızların Sömürge yollarını kesmek 3- Osmanlıdaki Halifelik gücünden yararlanarak Türkleri ve Müslümanları yanında savaşa katmak. Osmanlının Savaştığı Cepheler Osmanlının savaştığı cepheleri üçe ayırabiliriz. Bunlar 1- Saldırı Taarruz Cepheleri Kafkasya ve Kanal Cepheleri 2- Savunma Cepheleri Çanakkale, Irak, Suriye ve Filistin, Hicaz, Yemen cepheleridir. 3- Yardım cepheleri Galiçya ve Makedonya cepheleridir. 1- Çanakkale cephesi İtilaf Devletleri açtı. Açılma amacı; Rusya’ya yardım götürmek, Boğazları ve İstanbul’u alarak Osmanlıyı savaş dışı bırakmaktı. 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı önünde savaşlar başladı. İtilaf donanmaları boğazları geçemeyince Gelibolu Yarımadasına asker çıkardı. Anzaklar Yeni Zelanda ve Avustralya askerleri M. Kemal burada başarılı savaşlar çıkardı. M. Kemal burada “Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar gelebilir.” diyordu. Yapılan savaşlar sonunda İtilaf askerleri çekilmek zorunda kaldı. Bu savaşta yaklaşık beş yüz bin asker şehit olmuştur. ** Savaşın kazanılması I. Dünya Savaşının uzamansa sebep oldu. ** M. Kemal’e başarılarından dolayı “Anafartalar Kahramanı” unvanı aldı. ** Tek başarı sağlanan cephedir. 2- Kafkasya Cephesi Rusların egemenliğindeki Türklerle birleşmek için açıldı. Yalnız Enver Paşanın yanlış politikası yüzünden Sarıkamış’ta binlerce asker açlıktan, hastalıktan ve soğuktan savaşmadan öldü. Ruslar Muş, Bingöl, Van,Erzurum, Erzincan çevresini ele geçirdi. Çanakkale Cephesinden buraya gelen M. Kemal Muş , Bitlis gibi yerleri geri aldı. Bu sırada Rusya içinde Bolşevik Devrimi olunca Rusya Brest Litowsk Antlaşmasını imzalayarak I. dünya savaşından çekildi 1917. 3 - Kanal Cephesi Almanların isteği ile Osmanlı Devleti İngilizlerin sömürge yolunu kesmek için açtı. Burada yapılan savaşları İtilaf devletleri kazandı. Osmanlı geri çekildi. 4- Irak Cephesi İngilizler Kanal Cephesinden sonra Rusya’ya Kafkasya üzerinden yardım etmek ve Irak petrollerini ele geçirmek için bu cepheyi açtı. İlk başta Osmanlı başarılı sonuçlar alsa da daha sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Tehcir Kanunu Birinci Dünya Savaşında Ermenilerin Anadolu’dan Suriye ve Irak’ın kuzeyine göç ettirilmesini sağlayan göç kanunudur. Yalnız günümüzde Ermeniler bu dönemde 1,5 milyon Ermeni’yi öldürdünüz diyerek haksız soykırım iddialarında bulunuyor. Bizim arşivlerimizi incelemek için herkese açtık gelin sizde arşivlerinizi açın soykırım iddiaları olmadığını tartışalım diyoruz yaklaşmıyorlar. İddiaların amacı Türkiye’nin dünya kamuoyunda itibarını sarsmak ve daha bazı topraklarımızda hak idia etmeleridir. Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 Osmanlının savaş sonunda imzaladığı ateşkes antlaşmasıdır. Bu antlaşma ile Osmanlının Ordusu dağıtıldı, silahlarına el konuldu, ulaşım ve haberleşme araçlarına el kontrol altına alındı. Fakat en önemli iki maddesi vardı. Bunlar 7. Madde İtilaf Devletlerinin güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa; İtilaf devletleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecek. Amacı Osmanlının her yerini işgale açık hale getirerek Osmanlıyı parçalamak. 24. Madde Şark-ı Vilayet Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput illerinde bir sorun çıkarsa buralar işgal edilebilecek. Amacı Burada bir Ermeni devleti kurmak. *** Mondros Ateşkes Antlaşması olmasına rağmen şartları çok ağırdır. *** Osmanlı ile barış antlaşması olarak Sevr Antlaşması imzalanacak 10 Ağustos 1920 ancak TBMM antlaşmayı kabul etmediği için yürürlüğe girmedi. *** Mondros’tan sonra Anadolu’nun işgali üzerine Türk Halkı M. Kemal önderliğinde Kurtuluş Savaşını başlatmıştır. Wilson Prensipleri İlkeleri ABD’nin I. Dünya Savaşına girerken yayınladığı ilkelerdir. 14 maddeden oluşur. Wilson İlkelerine göre yenen devletler yenilen devletlerden toprak almayacak, dünya barışını sağlamak için cemiyet kurulacak gibi maddeleri vardı. 12. maddesi Osmanlı ile ilgili olup kısaca şöyledir Osmanlının toprak bütünlüğü korunacak ve Osmanlıda bir bölgede hangi ulus çoğunlukta ise onun devleti kurulabilecek, Türklerin çoğunlukta olduğu yerler Türklerde kalacaktı. ** Yunanistan bu maddeye dayanarak İzmir çevresinde Rum çok diyerek buraları isteyecektir. Paris Barış Konferansı 18 Ocak 1919 Barış antlaşmalarının koşulları görüşülmek üzere toplandı. Ancak daha çok Osmanlının nasıl paylaşılacağı sorun oldu. Ege çevresi İtalya’ya verilmişken Yunanistan İzmir çevresini istedi. İngiltere ve Fransa burayı güçsüz Yunanistan’a bırakma kararı verdi. Buda İtalya’yı küstürdü. Bu nedenle Anadolu işgalinde İtalya sessiz kaldı. İtalyanların olduğu yerlerde savaşlar daha az oldu. Osmanlının Paylaşımı İtalya’ya Güneybatı Akdeniz Antalya, Isparta dolayları Fransa’ya Urfa,Maraş,Antep,Suriye ve Lübnan, Boğazlar İngiltere’ye Irak, Filistin ve Boğazlar bırakılmıştır. Yunanlılar İzmir, Aydın çevresi Batı Ege İzmir’in İşgali 15 Mayıs 1919 Yunanlılar Paris Barış Konferansına dayanarak İngiliz ve Fransızların desteği ile 15 Mayıs 1919’da İzmir’e asker çıkararak işgale başladı. ** Böylece Anadolu’da işgale başlayan ilk devlet Yunanlılar oldu. - Halk işgalden önce işgalin engellenmesi için gösteriler yaptı. Padişahtan yardım istedi. Ancak hiçbir yardım gelmedi. Ve işgallere karşı direnilmemesi istendi. - Yunanlılar İzmir’deki Rumların coşkulu karşılaması ile İzmir’e girdi. Gazeteci Hasan Tahsin Yunanlılara ilk kurşunu sıkan kişi oldu . - Yunanlılar silah bırakmış askerlerimizi kışlada kurşuna dizerek İzmir ve çevresini işgale başladılar. CEMİYETLER Yurdumuzun işgali üzerine Anadolu’nu çeşitli yerlerinde çeşitli cemiyetler kuruldu. Cemiyetler Zaralı ve yaralı olamak üzere iki kısma ayrılabilir. Zaralı cemiyetlerde kendi içinde azınlıkların kurduğu ve milli varlığa düşman cemiyetler diye ikiye ayırabiliriz. A Zararlı Cemiyetler a Azınlıkların Kurdukları Cemiyetler 1- Mavri Mira Rumlar tarafından kuruldu. İstanbul Patrikhanesi yönetir. İzmir ve Doğu Trakya’yı Yunanistana katmak istemektedir. 2- Etnik-Eterya Cemiyeti Rumlar tarafından Yunanistan sınırlarını genişletmek için kuruldu. 3- Pontus Rum Cemiyeti Doğu Karadeniz’de eski Rum Pontus Devletini tekrar canlandırmak için Rumlar tarafından kuruldu. 4- Ermeni Taşnak –Hınçak Cemiyeti Ermeniler tarafından Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurmak amacıyla faaliyet göstermiştir. 5- Makabbi ve Alyans Musevi cemiyetleri de Yahudiler tarafından kurulan cemiyetlerdir. *** Azınlık cemiyetlerinin ortak amacı Osmanlıyı parçalayarak kendi devletlerini kurmak istemeleridir. bMilli Varlığa Düşman Cemiyetler Osmanlını kendi içinde doğmuş fakat Kurtuluş Savaşına karşı oldukları için düşman cemiyet olarak adlandırılmıştır. 1- Kürt Teali Cemiyeti Doğu illerinde bir Kürt Devleti kurmak için faaliyette bulundu.İstanbul’da kuruldu. 2- Teali İslam Cemiyeti Saltanat ve Hilafeti desteklemiş ve İstanbul’da kurulmuştur. 3- İngiliz Muhipleri Cemiyeti İngiliz himayesinde yaşamayı isteyenler kurmuştur. 4- Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası Saltanat ve Hilafeti desteklemiştir. 5- Wilson Prensipleri Cemiyeti Amerika egemenliğiniMandasını istemiştir. 6- Hürriyet ve İtilaf Fırkası Kurtuluş Savaşını engellemek için çalışmalar yapmıştır. Önceden İttihat ve Terakki Cemiyetine karşı kurulmuştu. ** Milli Varlığa düşman cemiyetler hilafete bağlı kalmakla ve de yabancı devletlerin korumasına girerek kurtuluşu amaçlıyordu. B Yararlı Cemiyetler Milli Cemiyetler 1- Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesini önlemek için kuruldu. 2- Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Trakya’nın Yunan işgaline uğramasını engellemek için Edirne’de kuruldu. 3- Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Doğu Karadeniz ve çevresinin Rumlara verilmesini ve Rum Pontus Devletinin kurulmasına engel olmak için kuruldu. 4- Kilikyalılar Cemiyeti Adana ve çevresinin Ermenilere verilmesini önlemek için kurulmuştur. 5- İzmir Müdafaa-i Hukuk –i Osmaniye Cemiyeti İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini önlemek için kurulmuştur. 6- Redd-i İlhak Cemiyeti Buda İzmir ve çevresini korumak için kuruldu. 7- Milli Kongre Cemiyeti İstanbul’da kurulan bu cemiyet Türklere karşı yapılan haksızlıkları basın ve yayın yolu ile dünyaya duyurmaya çalışmışlardır. 8- Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti Anadolu’nun işgalini protesto etmek için Sivas’ta kuruldu. ** Yararlı Cemiyetler vatanın kurtuluşu için kurulmuş ancak daha çok kendi bölgelerini korumaya yöneliktir. Daha sonra M. Kemal bu cemiyetleri Sivas Kongresinde birleştirerek kurtuluşu tüm ulus düzeyinde genişletecektir. ** Önce basın yayın yoluyla kurtuluş çareleri aramışlar etkili olmayınca silahlı direniş birlikleri Kuva-yi Milliye Birlikleri kurdular. İşgaller Karşısında Padişahın Tutumu Mondros’tan sonra Anadolu işgal edilmeye başlamıştı. Bu durum karşısında padişah işgallere ses çıkarmama tutumuna girdi. Böylece işgalci kuvvetlerinin tepkisini fazla çekmeyerek Osmanlının devamını sağlamaya çalışıyordu. Kısaca Osmanlının kaderini işgalci kuvvetlerinin insafına bırakmıştı. İşgaller Karşısında M. Kemal’in Tutumu İşgallerden sonra M. Kemal İstanbul’a gelmiştir. Yurdumuz işgale başlayınca İstanbul’da çözüm yolları aramış. Padişah ve komutanları silahlı mücadele için uyarmaya çalıştı. Anca aradığı desteği bulamayınca kurtuluşu Anadolu’da gördü. Bunun için Anadolu’ya geçmesi gerekliydi. Aradığı fırsatı sonunda buldu. Padişah Samsun çevresindeki ayaklanmaları incelemesi için ordu müfettişi olarak Samsun’a gönderme kararı aldı. Böylece M. Kemal İstanbul’dan da uzaklaştırılmış olacaktı. ** Kuva-yi Milli’ye Vatanı kurtarmak için halk tarafından kurulan küçük birliklere verilen addır. - Kuva-yı Milliye’nin özelikleri Düzenli bir ordu niteliğine sahip değildi. Eli silâh tutan herkesin ka­tıldığı küçük silâhlı gruplardı. Her türlü ihti­yaçlarını halk karşılıyordu. -Başlarına buyruk hareket ediyorlardı. - Ortak düşünce, vatan topraklarını savun­mak ve Türk Milleti'ni onuruyla yaşatmaktı. -Sadece kendi bölgelerini korumaya yönelik kuruldular. M. Kemal düzenli orduyu kurana kadar ülkeyi savundular. Mustafa kemal’in Samsun’a Çıkışı 19 Mayıs 1919 Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra Pontusçu Rumlar Samsun ve Trabzon çevresinde Türkler'e saldırmaya başladılar. - Türkler'in kendilerini savunmalarını ise İngilizler, güvenliği bozma olarak değerlen­dirip, Osmanlı Hükümetinden, bu karışıklığın önlenmesini istediler. Maksatları bu bahaneyle Mondros Ateşkes Antlaş­masının 7. maddesi uyarınca buraları işgal etmekti. Osmanlı Hükümeti, Samsun ve çevresin­deki karışıklıkları önlemesi için Mustafa Kemal'i 9. Ordu Müfettişliğine atadı 30 Nisan 1919. Böylece hem Mustafa Kemal İstanbul'dan uzaklaştırılmış hem de Samsun ve çevresindeki karışıklıklar ön­lenmiş olacaktı. Mustafa Kemal, İzmir'in işgalinden bir gün sonra 16 Mayıs 1919 da İstanbul'dan ay­rıldı. 19 Mayıs 1919 da Samsun'a ulaştı. Millî kurtuluş mücadelesinin, milletin gücü ile başarılabileceği inancıyla ve "Ya İstiklâl, ya ölüm" parolasıyla çalışmalarına başladı. - ** Havza Genelgesini yayımlayarak, henüz dağıtılmamış ordu birliklerinden, ordunun dağıtılmamasını ve silâhların teslim edil­memesini duyurdu. Mitingler yapılarak işgallerin kınanmasını istedi. - Millî şuuru uyandırarak, millî bir teşkilât kurmayı, İşgaller karşısında alevlenen millî heyecanı vatanın her tarafına yaymayı düşünü­yordu. Amasya Genelgesi 22 Haziran 1919 -Kendi bölgelerini, itilâf devletlerinin işgalle­rinden korumaya çalışan cemiyetleri bir çatı altında toplamak gerekiyordu. Bunu gerçekleştirmek için milletin içinden doğan millî bir kurula ihtiyaç vardı. Mustafa Kemal, millî bir kurul oluşturmak düşüncesini, Havza Genelgesiyle komutan ve valilere bildirmiş ve teşkilatlanma ça­lışmalarını başlatmıştı. Amasya Genelgesiyle deVatanın içinde bulunduğu durumu İstanbul Hükümetinin tutumunu ve bu durumdan nasıl kurtulabileceğimizi ve neler yapılması gerektiğini belirtmişti. Maddeleri 1- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlike­dedir. gerekçe 2- İstanbul Hükümeti, sorumluluğunun gerek­lerini yerine getirememektedir. Bu hal mille­timizi yok durumuna düşürüyor. 3- Milletin İstiklâlini yine milletin azim ve ka­rarı kurtaracaktır. Amaç ve yöntem 4- Milletin durumunu ve davranışını göz önünde tutmak, haklarını dile getirip bütün dünyaya duyurmak için her türlü etki ve de­netimden kurtulmuş millî bir kurulun varlığı gereklidir. 5- Anadolu'nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas'ta millî bir kongrenin toplanması kararlaştırılmıştır. 6- Bunun için illerin her sancağından halkın güvenini kazanmış üç delegenin hemen yola çıkarılması gerekmektedir. 7-Her ihtimale karşı durum gizli tutulmalıdır. Amasya Genelgesi’nin Önemi * İlk defa kurtuluş savaşının mücadele safhası başlamıştır. * İlk defa kurtuluş savaşının gerekçesi , yöntemi ve amacı belirtilmiştir. * İlk defa milli bir kurulun oluşturulmasından bahsedilmiştir. * İlk defa İstanbul hükümetinin görevini yerine getiremediğinden bahsedilmiştir. * Sivas Kongrelerinin toplanmasına karar verilmiştir. NOT Amasya Genelgesi’nden sonra 8 Temmuz 1919’da padişaha yolladığı bir telgrafla resmi göreviyle birlikte askerlik görevinden de istifa ettiğini açıklamıştır. Erzurum Kongresi 23 Temmuz- 7 Ağustos 1919 Mondros Ateşkes Antlaşmasına göre, Doğu Anadolu'daki Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput illerinde bir karı­şıklık çıkarsa, buralar işgal edilebilecekti. Amaç Doğu Anadolu'da Ermeniler'e yurt sağlamaktı. Doğu Anadolu Halkı buna meydan verme­mek ve haklarını savunabilmek için Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kurdu. Bu cemiyet, alınması gerekli tedbir­leri görüşmek üzere Erzurum Kongresini topladı. Mustafa Kemal de kongreye katıldı ve kongre başkanlığına seçildi. Maddeleri 1. Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, par­çalanamaz. 2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, Osmanlı Hükümetinin dağılması ha­linde millet, hep birlikte direniş ve savun­maya geçecektir. 3. Vatanın ve İstiklâlin korunmasına Osmanlı Hükümetinin gücü yetmediği takdirde, amacı gerçekleştirmek için geçici bir hü­kümet kurulacaktır. Bu hükümetin üyeleri millî kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır. 4. Kuva-yi Milliyeyi âmil ve millî iradeyi hakim kılmak esastır. 5. Azınlıklara siyasî hâkimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozucu haklar verilemez. 6. Manda ve himaye kabul edilemez. 7. Mebuslar Meclisinin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışılacaktır. Erzurum Kongresinin Önemi ** Erzurum kongresi bölgesel olarak toplanmış fakat aldığı kararlar ulusal bir kongredir. * Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin girişimleriyle bölgedeki Ermeni tehlikesine karşı toplanmıştır. *İlk defa milli sınırlardan bahsedilmiş. Vatanın asla parçalamaz olduğu belirtildi.Misak-ı Milli’de aynen yer aldı. * İlk defa yeni hükümet kurulmasından bahsedilmiş ve ilk defa 9 kişilik Temsil Heyeti seçilmiştir. * İlk defa manda ve himaye reddedilmiştir. * Milli Meclisin derhal toplanması ve hükümetin meclisin denetimine girmesi kararlaştırıldı.Mebusan Meclisi Sivas Kongresi 4 – 11 Eylül 1919 -Amasya Genelgesiyle, Sivas'ta bir kongre­nin toplanması istenmişti. İstanbul Hükümeti bu kongrenin toplan­masını engellemeye çalıştı. Mustafa Kemal'in tutuklanması emrini verdi, İtilâf Devletleri de aynı çabayı gösterdi. Fakat engelleyemediler. Kongre her ilden gelen temsilcilerle toplandı ve baş­kanlığına da Mustafa Kemal seçildi. - Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağım­sızlığının nasıl sağlanacağı konusu ele alındı. Bu konuda Erzurum Kongresinde alınan kararlar aynen kabul edildi. Önemi ** Ülke genelindeki milli cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla birleştirildi. ** Manda ve himaye fikri kesin olarak reddedildi. * İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarıldı. Kamuoyu oluşturmak ve ulusal gücün sesini duyurmak için çıkarıldı. * Temsil heyeti 15 kişiye çıkarılmıştır. * Her yönüyle ulusal bir kongredir. * Ali Fuat Cebesoy Batı Anadolu Kuva-i Milliye Komutanlığına atanmıştır. Temsil heyeti yürütme gücünü kullanmıştır. Amasya Görüşmeleri 20 – 22 Ekim 1919 Damat Ferit Paşa'nın yerine getirilen Ali Rıza Paşa, Temsil Heyeti ile görüşmek üzere Bahriye Nazırı Salih Paşa'yı görev­lendirdi. Mustafa Kemal ve Rauf Bey'in de bulun­duğu bu görüşmelerde alınan bazı kararlar 1. Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı korunacaktır. 2. Müslüman olmayan topluluklara siyasî egemenlik ve sosyal dengemizi bozacak nitelikte haklar verilmeyecektir. 3. İstanbul Hükümeti Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetini tanıyacaktır. 4. Sivas Kongresi kararları İstanbul Hükümetince kabul edildi. 5. Osmanlı Mebuslar Meclisi Anadolu'da, İstanbul Hükümetinin uygun göreceği gü­venilir bir yerde toplanacaktır. Önemi İstanbul Hükümeti, Amasya görüşmesine temsilci göndermekle, Temsil Heyetinin hu­kukî varlığını resmen kabul etmiş oluyordu. NOT İstanbul Hükümeti yukarıda alınan karar­lardan sadece Mebuslar Meclisi'nin toplanmasını kabul etti. Amasya Genelgesi Erzurum Kongresi Sivas Kongresi Amasya Görüşmeleri Kurtuluş Savaşının amacı, gerekçesi, yöntemi açıklandı. -İlk defa ulusal egemenlikten bahsedildi. - İlk defa milli kurulun kurulmasından bahsetti. - Sivas’ta kongre toplanması istendi. - Bölgesel olmakla beraber, kararları ulusaldır. - İlk kez manda ve himaye reddedildi. - Doğudaki cemiyetler birleştirildi. - İlk defa temsil heyeti oluşturuldu. - Milli sınırlar içinde vatan bütündür, bölünmezdir. - Ulusal kongredir. - Erzurum Kongresi kararları aynen benimsendi. - Manda ve himaye kesin olarak reddedildi. - Yurttaki tüm cemiyetler birleştirildi. - İrade-i Milliye gazetesi yayınlandı - Temsil heyeti yürütme yetkisini kulandı. Ali Fuat Paşayı batı cephesine atayarak. - - * ** İstanbul Hükümeti resmen temsil heyetini tanıdı. - Mebuslar meclisinin tekrar açılması sağlandı. - Sivas kongresi kararları kabul edilecekti. - Azınlıklara fazla hak verilmeyeceği belirtildi. - Bağımsızlığın korunması istendi. ** Sadece Mebuslar meclisi açılma fikri kabul edildi. Temsil Heyetinin Ankara’ya Taşınması 27 Aralık 1919 Mustafa Kemal, gelişmeleri yakından izle­yebilmek için Temsil Heyeti ile birlikte Ankara'ya geldi. Çünkü 1- Ankara, ulaşım ve haberleşmenin iyi olması 2- İstanbul’a ve Batı Cephesine yakın idi. 3- Yurdun ortasında ve güvenlikli bir konuma sahipti. Henüz işgale uğramamıştı Son Osmanlı Mebuslar Meclisi Ve Misak-ı Millî 28 Ocak 1920 -Padişah Vahdettin, Mondros Ateşkes Antlaşmasının uygulamaya konulduğu, günlerde Mebuslar Meclisi'ni kapatmıştı. Amasya Görüşmelerinde ise yeniden açıl­ması kararlaştırılmıştı. M. Kemal İstanbul’da toplanmasını sakıncalı gördü fakat İstanbul’da toplanması kararlaştırıldı. - İşgal devletlerine göre, yeniden toplanacak meclis savaş kararı vermeye cesaret ede­mezdi. Olsa, olsa barış isterdi. O da işgal devletlerinin işine yarardı. Bu düşünceyle seçimlere karışmadılar. Seçimler 1919 yılı Kasım ayında tamam­landı. Mustafa Kemal seçilen bir kısım Mebuslarla Ankara'da görüştü. Misak-ı Milli'nin esasları kararlaştırıldı. Mebuslar Meclisi 12 Ocak 1920 de İstanbul'da toplandı. Temsil Heyeti taraf­ları Mebuslar, Felah-ı Vatan grubunu oluşturdular. Bu grubun, vatanın bütünlüğünü koruma amacına yönelik istekleri, Mebuslar Meclisi tarafından kabul edilerek Misak-ı Milli Milli Ant ilân edildi 28 Ocak 1920 Misak-ı Milli’nin Maddeleri 1. Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalan­dığı sırada Türk askerlerinin koruduğu Türk vatanının tümü, ayrılık kabul etmez bir bütündür. 2. Kendi istekleri ile ana vatana katılmış olan Kars, Ardahan ve Artvin'de gerekirse gene halkın oyuna başvurulabilir. 3. Batı Trakya'nın durumunun tespitinde hal­kın oyuna başvurulmalıdır. 4. İstanbul’un güvenliği sağlandıktan sonra Boğazların dünya ticaretine ve ulaşımına açılması da, bizimle birlikte ilgili devletlerin verecekleri karar geçerli olmalıdır. 5. Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın da aynı haktan yararlan­maları şartı ile kabul edilecektir. 6. Millî ve ekonomik gelişmemizi engelleyen siyasî, malî ve adlî sınırlamalar kapitü­lâsyon kaldırılmalıdır. Önemi -** Sınırlar, bağımsızlık, kapitülasyon ve azınlık hakları konularında kararlar almıştır. - Erzurum ve Sivas Kongreleri kararları kabul edilmiştir. - Türk vatanının bugünkü sınırları tespit edilmiştir. - Böylece Kurtuluş Savaşı'nın dayandırıla­cağı ilkeler açıkça ortaya konmuştur. *** Misak-ı Milli’nin kabulü İstanbul’un işgaline sebep oldu. - Bunun üzerine M. Kemal TBMM’yi kurma çalışmalarına başladı. İstanbul’un İşgali 16 Mart 1920 Misak-ı Milli kararlarını beklentilerine aykırı bulan itilâf Devletleri İstanbul’u resmen işgal ettiler. Mebuslar Meclisi'ni basarak, Temsil Heyeti'nin görüşleri doğrultusunda çalışan Mebusları tutukladılar. Bazıları Anadolu'ya kaçtılar. Anadolu'da sürdürülen millî mücadeleden vazgeçilmezse, İstanbul’u tamamen ala­caklarını ilân ettiler. - Vahdettin, Mebuslar Meclisini kapattı. 11 Nisan 1920. Böylece II. Meşrutiyet’te resmen sona erdi. Ali Rıza Paşa, Hükümet Başkanlığından istifa etti. Salih Paşa Hükümeti kuruldu. O da istifa etti ve yerine tekrar Damat Ferit Paşa geçti. İstanbul’un İşgaline Karşı M. Kemal’in Aldığı Önlemler 1- Durumu vatanın her tarafına duyurdu ve protesto etti. 2. İstanbul ile telgraf ve telefon haberleşme­sinin kesilmesini istedi. 3. İstanbul'daki tutuklamalara karşı, Anadolu'daki İtilâf Devletleri subaylarının tutuklanmasını istedi. İstanbul'a her türlü malî kay­nak gönderimini durdurdu. 5. İşgal güçlerinin İstanbul ve Adana'dan Anadolu'ya yapacakları sevkıyata engel ol­mak için Geyve ve Ulukışla demiryollarını tahrip ettirdi. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN AÇILMASI 23 Nisan 1920 - İstanbul’un işgali ve Mebuslar Meclisi'nin kapatılması üzerine Mustafa Kemal, Temsil Heyeti adına yayımladığı bir emirle, Ankara'da olağanüstü yetkilere sa­hip bir meclisin toplanacağını duyurdu. Seçimler yapıldı. Seçilen milletvekilleri ile İstanbul’dan kaçabilen milletvekilleri Ankara'da toplandı ve TBMM açıldı. .Böylece millet egemenliğine dayanan yeni Türk Devletinin temelleri atılmış oldu. - ** Yönetimde millet söz sahibi olduğu için devletin adı da "Cumhuriyet" olmalıydı. Fakat kurtuluş savaşımız devam ediyordu. Cumhuriyetin önemini kavrayamayanlar, toplumda huzursuzluğa sebep olabilirdi. Bu sebeple Cumhuriyet adının verilmesi daha sonraya bırakıldı. -TBMM'nin açılışından bir gün sonra meclis başkanlığına seçilen Mustafa Kemal, du­rumu Avrupa Devletlerine bildirdi, İstanbul Hükümeti ile yaptıkları ve yapacakları antlaşmaların TBMM tarafından tanınma­yacağını duyurdu. - 3 Mayıs 1920 de TBMM Hükümeti kuruldu. - 20 Ocak 1921 de ilk Anayasa “Teşkilat- Esasiye” hazırlandı. - Anayasanın ilk maddesi “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Diyerek egemenliği halka vermiştir. - İlk mecliste Tesanüt Grubu, Halk Zümresi ve Islahat Grubu, İstiklâl Grubu, Müdafaa-i Hukuk Grubu M. Kemal kurdu olarak dört grup vardı. İlk TBMM’nin Özellikleri - Güçler birliği ilkesi benimsenmiştir.yasama ,yürütme ,yargı güçlerinin mecliste toplanmasıBöylece çabuk ve uygulanabilir kararların alınması sağlanmıştır.Çünkü o sırada ülkemiz işgal altındaydı. - Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve meclisin üstünde bir gücün olmadığı belirtilmiştir. - Meclisin başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıdır. - Partileşme yoktur, gruplaşma vardır. *** Padişahlık hemen ret edilmedi. Çünkü padişah yanlılarının tepkisini çekerek iç sorun yaşamak ve bölünmeler olsun istenmiyordu. * Kurucu meclis niteliğindedir. * Meclis Hükümeti sistemini benimsedi. Bakanların meclis tarafında seçildiği sistemdir. Cumhuriyetin ilanı ile şimdiki sistem olan “Kabine Sistemine” geçilecektir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NE AYAKLANMALAR Bu sıralarda Damat Ferit Paşa yeniden sadrazam olmuştu. TBMM'nin açılmasını istemiyordu. Mustafa Kemal ve arkadaşla­rının yürüttükleri mücadelenin yanlış oldu­ğunu savunuyordu. Mustafa Kemal hakkında idam kararı çı­kardılar. Şeyhülislam fetva yayınladı. Halkın dinî duyguları istismar edilerek bir takım isyanlar çıkartıldı. Bu ayaklanmaları işgalci devletler de des­tekledi. Amaçları TBMM’yi ortadan kaldır­maktı. 1- İstanbul Hükümetinin Çıkarttığı Ayaklanmalar a Ahmet Anzavur Ayaklanması b Kuva-yi inzibatiye Halife Ordusu Kuva-yi Milliye’yi dağımak için Damat Ferit Paşa kurdu . Bu ordu, Kuva-yi Milliye birliklerine saldırdı ise de püskürtüldü. 2- İstanbul Hükümeti İle İşgalci Güçlerin Birlikte Çıkarttığı Ayaklanmalar a Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı ayaklan­ması b Konya ayaklanması Delibaş c Afyon ayaklanması Çopur Musa d Millî aşireti ayaklanması Urfa e Yozgat ayaklanması 3- Azınlıkların Çıkarttığı Ayaklanmalar a Pontus Rum Ayaklanması b Ermeni intikamcıları 4- Kuva-yi Milliye Yanlısı Olup, Sonradan Ayaklananlar a Çerkez Ethem ayaklanması Yunanlılara sığındı. I. İnönü Savaşında isyan bastırıldı. b Demirci Mehmet Efe ayaklanması ** Kuva-yi Milliyeciler düzenli orduya girmemek için ayaklandı. TBMM'nin Bu Ayaklanmaları Önlemek İçin Aldığı Önlemler -Hiyanet-i Vataniye kanunu çıkarıldı ve İstiklâl Mahkemeleri kuruldu. - İstanbul Hükümeti ile haberleşmeler ke­sildi. - TBMM'ye karşı çıkanlar cezalandırıldı ve TBMM'nin otoritesi sağlandı. - Şeyhülislamın fetvasına karşı Ankara Müftüsü tarafından fetva yayın­landı. ** Kuva-yı Milliye Birliklerinin bu isyanların bastırılmasında büyük faydaları oldu. SEVR ANTLAŞMASI 10 AĞUSTOS 1920 - İtilâf Devletleri, l. Dünya Savaşı sonunda, Osmanlı Devletine kabul ettirmeyi düşün­dükleri esasları İtalya'nın San-Remo ken­tinde belirlemişlerdi. Bu esaslar meclis kapatıldığı için “Osmanlı Saltanat Şurası'nda” incelendi ve onaylandı. Rıza Paşa'dan başka hepsi de antlaşma şartla­rını kabul etti. Sonra da Paris'in Sevr ma­hallesinde Damat Ferit Paşa tarafından antlaşma metni imzalandı. Maddeleri 1. İstanbul, Osmanlı Devletinin başkenti ola­rak kalacak, fakat Osmanlı Devleti azınlık­ların haklarını gözetmezse İstanbul, Türklerin elinden alınacaktı. 2. Boğazlar, her zaman bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak ve "Boğazlar Komisyonu" nün idaresinde bu­lunacak. 3. Doğu Anadolu'da Kürdistan ve Ermenistan devletleri kurulacak. 4. İzmir dahil, Ege bölgesinin büyük bir bö­lümü ile Midye - Büyük çekmece çizgisinin batısında kalan bütün Trakya, Yunanlılar'a verilecek. 5. Antalya ve Konya yöresi, İtalyanlara veri­lecek. Malatya ve Sivas dolaylarını bir­leştiren bölgeler ile Suriye Fransızlar'a veri­lecek. 7. Arabistan ve Irak, İngilizlere verilecek. mecburi hizmet olmayacak. Elli bin kişilik bir ordu bulundurulacak. Bu ordu­nun, Tank ağır makineli tüfek, top ve uçağı olmayacak. 9. Azınlıklara geniş haklar verilecek. Müslüman milletlerden de azınlık ihdas edilecek. 10. Kapütilâsyonlardan da bütün devletler yarar­lanacak. Önemi - Türk Milletine yaşama hakkı tanımayan ve Türk vatanının parçalanmasını öngören bir antlaşmadır. - Müslüman azınlıklar iddiası ile Türk milleti­nin de parçalanması plânlanmıştır. - TBMM bu antlaşmayı tanımadı. Çünkü, Antlaşmayı kendisi değil, İstanbul Hükümeti imzalamıştı. Mustafa Kemal TBMM Başkanı olur olmaz bu konuda ge­rekli duyuruyu yapmıştı. Ayrıca, Türk mil­letini yok sayan, Türk vatanının parçalan­masını öngören bu antlaşma kabul edile­mezdi. - İmzalayan ve onaylayanlar vatan haini ka­bul edildi. - Sevr Antlaşmasını TBMM kabul etmediği için yürürlüğe girememiştir. KURTULUŞ SAVAŞI HAZIRLIK DÖNEMİ HAVZA BİLDİRİSİ Genelgesi Mustafa Kemal, İzmir’in işgalini Anadolu’ya duyurmak ve milli bilincin uyanmasını sağlamak için bir genelge yayımladı. * İşgallere karşı protesto mitingleri yapılacak * İt. Dev. Ve İstanbul hükümetine işgalleri kınayan telgraflar çekilecek. - Milli direniş bilinci ilk defa uyandırıldı. - Mustafa Kemal İstanbul’a çağırıldı. Mustafa Kemal, Amasya’ya hareket etti. * Vatan’ın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir. Gerekçe * İstanbul hükümeti üzerine düşen görev sorumlulukları yerine getirememektedir. İstanbul’a tepki * Milletin bağımsızlığını yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır. Yöntem-Milli Egemenlik * Sivas’ta milli bir kongre düzenlenecektir. Her bölge üç delege gönderecek * Askeri birlikler ve milli güçler dağıtılmayacaktır. * Her türlü denetimden uzak bir kurul oluşturulmalıdır. Bir meclisin gerekliliği - Kurtuluş savaşının gerekçesi, metodu, amacı açıklanmıştır. - Kurtuluş savaşı resmen ilanıdır.ihtilal beyannamesidir. - Milli egemenlik yolunda ilk adım - Mustafa Kemal İstanbul’a çağırıldı. 7-8 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal görev ve askerlikten istifa etti. * Bölgesel amaçlı toplandı, alınan kararlar sayesinde milli bir kongre oldu. - Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez. - Geçici bir hükümet kurulacak ve bu hükümetin milli bir kongre toplaması gereklidir. - Manda ve Himaye kabul edilemez. İlk kez tam bağımsızlık hedeflendi - Milli iradeyi hakim, Kuvva-i Milliye yi etkin kılmak esastır. - Azınlıklara ayrıcalık verilemez. Mebusan Meclisinin toplanmasına çalışılacaktır. * Kongre sonunda Temsil Heyeti seçildi. Başkan Mustafa Kemal oldu. - İlk kez milli sınırlar ve milli devletten bahsedildi. - İlk kez savaşmaktan bahsedildi. - Kapitülasyonlara karşı çıkıldı. BALIKESİR-ALAŞEHİR KONGRELERİ Yunanlılara karşı silahlı direnişte ve Batı cephesinin kurulmasında etkili oldu. SİVAS KONGRESİ * Amasya ve Erzurum kararlarını uygulamak için toplandı. * İstanbul hükümeti ve işgalciler, kongrenin toplanmasını engellemeye çalışmışlardır. * Elazığ Valisi Ali Galip, kongreyi basmak ve tutuklamak için görevlendirildi. - Manda ve Himaye kesinlikle reddedildi. - Bütün yararlı cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı ile birleştirildi. Yürütme yetkisi Temsil Heyetine verilmiştir - Temsil Heyeti genişletildi. Yetkileri arttırıldı. - “İrade-i Milliye” adıyla bir gazete çıkarıldı. Önemi * Her yönüyle milli bir kongredir. * Bağımsızlık yolunda atılan en önemli adımdır. * İstanbul hükümeti ile bütün bağlarını kesti. Damat Ferit paşa istifa etti. Ali Rıza Paşa geldi. * Batı Cephesi oluşturuldu. Komutan Ali Fuat Paşa oldu – Temsil Heyetinin ilk defayürütme yetkisini kullanmasıdır AMASYA GÖRÜŞMELERİ * Ali Rıza Paşa’nın teklifi ile gerçekleşti. * Bahriye Nazırı Salih Paşa ile arasında bir protokol yapıldı. * stanbul hükümeti Sivas Kongresi kararlarını kabul edecek. * illetvekili seçimleri serbestçe yapılacak. * Temsil Heyeti’nin görüşleri alınmadan barış yapılmayacak. Not Böylece İstanbul Hükümeti, milli mücadeleyi ve AveRMHC’ni hukuken kabul etti. Son Osmanlı Mebusan Meclisi * Mebuslar Meclisi’nin açılması ile seçimler yapıldı. Erzurum milletvekili oldu. * Mecliste, Felah-ı Vatan grubu oluştu. * Misak-ı Milli kararları kabul edildi. 28 Ocak 1920. * MİSAK-I MİLLİ * Mondros imzalandığı andaki topraklar bir bütündür bölünemez. Batı Trakya, Kars, Ardahan ve Artvin’de Plebisit halk oylaması-referandum yapılacak. * Kapitülasyonlar kabul edilemez. * Azınlıklara, dışarıdaki Türkler kadar hak verilecektir. - Milli mücadelenin programı niteliğindedir. - Türk yurdunun sınırları çizildi. - 16 Mart 1920’de Meclis kapatıldı. - TBMM’nin kurulması için harekete geçildi. I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış bulunan Osmanlı Devletinin İtilaf Devletleri tarafından işgali neticesinde Kurtuluş Savaşı'nın ortaya çıkması zorunlu hale gelmiştir. Mustafa Kemal'in Samsuna Çıkışı 19 Mayıs 1919 Samsun ve çevresindeki Türkler’in teşkilatlanmasını ve silahlanmasını önlemek için Mustafa Kemal’e 9. Ordu Müfettişi olarak görev verilmiştir. Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan Bandırma Vapuru ile hareket etmiştir. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal'in Samsun’a çıkması ile Kurtuluş Savaşı ve Örgütlenme Dönemi başlamıştır. Samsunda yayınını yaptığı rapor kapsamında Mustafa Kemal, Rumlar’ın siyasi hedeflerinden vazgeçmeleri durumunda karışıklığın kendi kendine sona ereceğini aktarmıştır. Havza Genelgesi 28 Mayıs 1919 Mustafa Kemal daha güvenilir bir bölge olan Havza’ya gitmiş, orada bulunan halkı bilinçlendirebilmek ve işgallere karşı tepkilerini artırabilmek amacı ile bir genelge yayınlamıştır. Buna genelgeye göreİşgallere karşı protestolar devletlerinin temsilcilerine ve İstanbul Hükümeti’ne işgallerin kınanmasına yönelik telgraflar gösteriler esnasında düzen korunacak ve Hristiyan halkına karşı düşmanlık ve saldırıların yapılmamasına dikkat taşıdığı ciddiyet halka Genelgesinin Önemi Milli mücadelenin ilk genelgesini ifade etmektedir. Genelge amacına ulaşmıştır ve ilk olarak Havza’da daha sonra da başta İstanbul dâhil olmak üzere pek çok alanda mitingler düzenlenmiştir. Mustafa Kemal ise İtilaf devletlerinin şikâyeti üzerine İstanbul’a çağrılmış olsa da dönmemiştir ve Amasya’ya hareket etmiştir. Amasya Genelgesi 22 Haziran 1919 Mustafa Kemal burada yakın arkadaşlarıyla beraber Amasya Genelgesi’ni yayınlamıştır. Amasya Genelgesi'nin maddeleri şu şekildedirVatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı Hükümeti üstüne düşen sorumluluğu İtilaf devletlerinin baskıları sonucunda yapamamaktadır. Bu da Türk milletini yok olmuş gibi bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı da ulusal yapıda bir kongre illeri adına Erzurum’da bir kongre toplanacaktır ve kongreye katılan delegeler, Sivas Kongresi'ne de türlü etkiden ve denetimden uzak olan milli bir kurul genelge gizli olarak kalacaktır. Yalnızca milli mücadeleye destek olan kişilere Kongresi 27 Temmuz- 7 Ağustos 1919 Erzurum Kongresi kararları şu şekildedirMilli sınırlar içinde vatan bir bütündür ve ile himaye kabul etkin ve milli iradeyi hâkim kılabilmek dengemizi bozacak hiçbir ayrıcalıklar şekilde bulunan Osmanlı Mebusan Meclisi hemen açılacak, ülkenin genelinde seçimler yapılacak ve hükümet bu yöntem ile meclis derhal Kongresi, toplanma yönüyle bölgesel, aldığı kararlar bakımından ulusaldır. Sivas Kongresi 4-11 Eylül 1919 Sivas Kongresi kararları şu şekildedirErzurum Kongresi kararları aynen kabul iradeyi temsil etmek amacı ile Meclis-i Mebusan derhal toplaması cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında ve himaye kesin olarak sınırlarımızda sömürge hedefi olmayan devletlerden dış yardım Kongresi, toplanma şekli ve aldığı kararlar bakımından ulusal bir kongredir. Misak-ı Milli Kararları 28 Ocak 1920 Misak-ı milli kararları şu şekildedirUlusal ve bağımsızlık ulusal sınırlar kabul Batı Trakya’da yaşamakta olan Türkler ve Elviyey-i Selase içerisinde halk oylaması ve Marmara Denizi’nin emniyeti sağlanması koşulu ile boğazlar global ticarete borçlar, Osmanlı Devleti içerisinde ayrılmış olan devletlere paylaştırılarak bulunan Müslümanlara hangi haklar veriliyorsa Osmanlı Devleti’nde bulanan azınlıklara da aynı haklar verilecektir.

genelgeler ve kongreler özet 8 sınıf