fransız ihtilalinin osmanlıya olumsuz etkileri
Fransızİhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri. Fransız İhtilali’nin Osmanlı devletine olumlu ve olumsuz etkileri bulunmaktadır. Olumlu etkisi: Adalet, eşitlik, laiklik, demokrasi, anayasa gibi kavramlar Osmanlı ülkesine girmiştir. Bu durum Osmanlı Devletindeki demokratikleşme hareketlerini hızlandırmıştır.
HÜSEYİNGÜNDÜZ 17 FRANSIZ İHTİLALİNİN OSMANLI DEVLETİNE ETKİLERİ. OLUMLU ETKİLERİ OLUMSUZ ETKİLERİ Demokratikleşme ve anayasalcılık İlk defa Sırplarla başlayan milliyetçi hareketleri başladı.
SisamAdası adlı tezin Birinci bölümünde, her nekadar konumuz yakın dönem Sisam olaylarını ihtivâ etmekteyse de, adalarla yakinen ilgili olan 1821 Rum İhtilâli ve bunu hazırlayan etkenlere, çalışmamızın bir bütünlük arzetmesi bakımından, kısa da
Fransız İhtilalinin Osmanlı Devleti üzerindeki olumsuz etkileri nedir? Yazınız. acesur21 - 08 Ocak 2012 sordu. 1 Cevap.
Hattagöçe zorlandıkları yerde ne yiyecek bir yemekleri, ne kalabilecekleri bir evleri, ne de çalışabilecekleri bir işleri mevcut. Bütün bu şartlar göz önüne alındığında insanların yaşadıkları zorlukları anlamak, insanın içini burkmaya yetiyor da artıyor bile. Bütün bunlar sadece bireyin üzerinde bıraktığı
Site De Rencontre Payant Au Canada. Fransız İhtilâli’nin Osmanlı Devleti’ne EtkileriOsmanlı Devleti, Fransız İhtilâli karşısında tarafsız bir tutum takınmıştır. Bütün dünya uluslarını etkileyen Fransız İhtilâli’nin Osmanlı İmparatorluğu’na olumlu ve olumsuz etkileri olmuştur. Olumlu Etkileri Fransız İhtilâli’nin etkileri yayıldıkça Osmanlı devlet adamları, vatandaşlık haklarının korunması, yargı güvencesi, din ayrımı yapılmaksızın eşitlik gibi ilkeleri benimsemişlerdir. Egemenliğin millete ait olduğu fikrinin ve demokrasi anlayışının Türk toplumuna yerleşmesinde Fransız İhtilâli’nin olumlu katkıları olmuştur. Osmanlı Devleti’nde Tanzimat Fermanı ve Kanun–i Esasi’nin ilan edilmesi, yönetim, askerlik, eğitim ve ekonomik alanlarda yeniliklerin yapılması bu durumun göstergesidir. Olumsuz Etkileri Fransız İhtilâli’nin olumsuz etkisi milliyetçilik akımının ülkedeki Müslüman olmayan topluluklar arasında hızla yayılması olmuştur. XIX. yüzyılda milliyetçilik akımının etkisiyle ülkede isyanlar çıktı. XIX. yüzyıl Osmanlı Devleti açısından “Ayaklanmalar Yüzyılı” olmuş ve devlet dağılmaya başlamıştır. Ayırca madde medde halde anlatılan şu özet bilgiye de bakabilirsiniz. Fransız İhtilali’nin Osmanlıya Etkileri Olumlu Etkisi -Osmanlı Devleti’nde demokrasi hareketlerinin başlamasına neden oldu. Tanzimat Fermanı’nı hazırlanmasına ve Meşrutiyet’in ilanına zemin hazırladı. Olumsuz Etkisi -Çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı Devleti’ndeki azınlıklar milliyetçilik akımının etkisiyle ayaklandı ve bunun sonucunda toprak kayıpları yaşandı. -Fransız İhtilali’nin Avrupa ve Dünya Ülkelerine Etkileri -Fransız İhtilali’nin ortaya çıkardığı sonuçlar hâlâ günümüz dünyasını etkilemeye devam etmektedir. ihtilal sonrası çok uluslu yapıya sahip olan Avusturya, Prusya, İngiltere ve İspanya gibi devletler, ihtilalin doğurduğu fikirleri kendileri için tehlikeli gördüler. -Bu sebepler, 1793-1815 yılları arasında bu ülkelerle Fransa arasında ihtilal Savaşları denilen savaşlar yapıldı. -Fransa, Napolyon döneminde milliyetçilik fikrini rakip gördüğü ülkeleri parçalamak için siyasi bir araç olarak gördü. ihtilal Savaşları yüzünden bozulan Avrupa’nın siyasal durumunu düzenlemek ve Avrupa’nın gelecekte alacağı durumu belirlemek amacıyla tüm Avrupa Devletleri, Viyana’da büyük bir kongre topladılar. Kongre başkanlığını Avusturya arşidükü Meternik yaptı. -Kongrede alınan kararlar Meternik Sistemi adıyla duyuruldu. Buna göre; -Avrupa’nın herhangi bir yerinde ihtilal yanlısı bir ayaklanma çıkarsa, birlikte hareket edilecek ve ayaklanma bastırılacaktı. -Ancak aldıkları bu kararları, Osmanlı Devleti’nde Yunanlıların başlattığı ayaklanma sırasında uygulamayıp, isyana destek verdiler. -Meternik Sistemi’ni uygulayan devletler yeni ayaklanmaların ortaya çıkışına engel olamadılar. 1830 ve 1848 yıllarında Avrupa devletlerinde ihtilaller yaşandı. üçüncü olarak KPSS Tarih Dersi -Amerika Birleşik Devletleri’nin Kurulması Ve Fransız İhtilali adlı makalemize de bakabilirsiniz. Sevgili öğrenciler ayrıca aşağıdaki videoyu izlemenizi tavsiye ederim.
Fransız İhtilalinin Osmanlı Devleti Üzerindeki Etkileri Fransız İhtilalinin Osmanlı Devleti Üzerindeki Etkileri Fransız İhtilali, meydana geldiği tarihe damgasını vurmuş ve bütün toplumları etkilemiş bir olaydır. İhtilal öncesi Avrupasına bir göz attığımızda, halk kilisenin taassubu altında inliyordu. Ülkeler küçük derebeyliklere bölünmüştü ve ağır vergiler halkı iyice fakirleştirmişti. İhtilalin öncesinde, halk isyan derecesine ulaşmıştı. 1. Tarihte her olayın mutlaka bir sebebi vardır. Fransız İhtilalinin de sebebi vardır. İhtilal öncesi, İhtilali hazırlayan şartlar mevcuttur. 5 mayıs 1789 tarihi başlangıç olarak kabul edilen Fransız İnkılâbı, meydana getirdiği gelişme ve olaylarla çeyrek yüzyıl Avrupa’nın siyasi, ekonomik ve sosyal hayatını değiştirdi. 2. Fransa’nın toplum yapısında çok büyük eşitsizlikler vardı. Soylular ve papazlar sınıfı imtiyazlara sahipti. Ticaretle meşgul olan ve şehir merkezlerinde oturan burjuvalar ise zengin olmuşlardı. Hiçbir hakkı olmayan köylüler ise çalışmak ve vergi vermekten başka hiçbir hakka sahip değillerdi. Fransa Kralı XVI. Louis yaptırmış olduğu Versailles sarayında lüks içerisinde yaşıyor ve her türlü israfı yapmaktan geri kalmıyordu. Kilise, halkı sürekli taassup içinde tutuyor ve krala ihaneti en büyük suç sayıyordu. İhtilalinin fikir alanındaki sebepleri ise Diderof ve d’Albert’in öncülük ettiği ansiklopedistler vasıtasıyla toplumun alt tabakasına yeni fikirler yayılıyordu. Cumhuriyet ve demokrasi anlayışı yavaş yavaş yayılıyordu. J. J. Rousseau, Voltair, Montesguieu halkı bilinçlendiriyordu. 3. Kralın’da beklenen reformu yapmaması üzerine, soylular ve papazlar ve halk temsilcileri arasında oy kullanımı yüzünden çıkan anlaşmazlık büyüdü. Çünkü sınıf esası üzerine oy kullanılmasında halk temsilcileri halkın % 96’sını temsil etmesine rağmen her zaman soylular ve papazların dediği oluyordu. Böylece devam eden olaylar ihtilâli meydana getirdi. Ulusal meclis, Kurucu meclis, Yasama meclisi, Konvention, Directoire, Konsüllük dönemi sırasıyla Fransa’da Cumhuriyet ve demokrasi gelişti. Kral ve eşi idam edildi. Halkın hareketi başarıya ulaşmış oldu. Siyasi, dinî, ekonomik nedenlerle meydana gelen ihtilal, Fransa’yı çok farklı yerlere taşıdı ve o tarihten sonra meydana gelen tüm milliyetçilik ayaklanmalarına temel teşkil etti. Fransız inkılâbı sonucunda, bazı yeni devletler kurulurken, bazı büyük devletler parçalandı. Dünyada yeni olaylar ve oluşumlar meydana geldi. Fransa’da 1789 yılında halik ve burjuva sınıflarının krala ve zadegana karşı meydana getirdiği ve başarıya ulaşan bu inkılâb aynı zamanda Osmanlı Devleti, Avusturya-Macaristan, İngiltere, Rusya gibi devletler için pek de olumlu bir olay olmadı. 4. 1789 Fransız İhtilalinin mahiyeti, o sırada Avusturya ve Rusya ile savaş halinde olan Osmanlı Devleti’ni uzun süre ilgilendirmedi. 1791-92 Ziştovi ve Yaş antlaşmasından sonra biraz ilgilendiyse de 1791’de kralın yetkilerinin sınırlandırılması, hatta azli ve idamı Osmanlıyı endişelendirmedi. 5. İhtilalin en önemli mesajı “milletlerin kendi kaderini kendisinin belirlemesi” prensibi milletlerarası camiaya yerleşti. Osmanlı Devleti, Fransız İhtilalini Avrupa’nın iç meselesi olarak görüyor, hiç ilgilenmiyordu. Ancak Fransa’nın 1797’de, Yedi adalara el koyup Yunanlıları bağımsızlık için kışkırtmasıyla milliyetçilik prensibinin ve ihtilalin önemi ancak anlaşılabildi. 6. Bu dönemde Fransız İhtilaline karşı tarafsız kalan pek az ülkeden biriydi. Osmanlı ülkesinde İhtilal yanlıları, kahvehanelerde broşür dağıtıyorlardı. Hak, özgürlük ve eşitlikten bahsediyorlardı. Bu dönemde, ortaya çıkan yeni düşüncelerin Osmanlılar tarafından ne ölçüde anlaşıldığını kestirmek olanaksızdır. 7. III. Selim ihtilalci Fransa’yı desteklemiştir. Bu da Osmanlı’nın kendisi için çok yakın gelecekte tehlike oluşturacak olan bu olayı tam olarak anlayamadığını gösterir. 8. Fransa, ihtilalden çok kısa bir süre sonra yayılmacı politikalar içerisine girmiştir. Amerika bağımsızlığa destek vererek el altından Amerika’daki İngiliz kolonilere silah satıyordu. Aynı zamanda Osmanlı ülkesi olan Mısır’a çok geçmeden saldırmıştı. 9. Fransa’nın Osmanlı Devleti üzerindeki bu gizi hesaplarına rağmen, Osmanlıyla, Fransa arasında Kanuni döneminden bu yana devam eden ve sürekli gelişen bir dostluk vardı. İki devlet arasındaki ticari ve diplomatik faaliyetler çok eskiye dayanıyordu. Fransız İhtilali başladığında bu olayı Fransa’nın iç sorunu olarak gören Osmanlı Devleti, bir İslâm devleti olması hasebiyle kendi ülkesinde Avrupa ölçülerine göre bir adaletsizlik, eşitsizlik, siyasi ve sosyal bozukluklar mevcut değildi. 10. Üstelik Fransa dostu olan bir ülke olmasına rağmen çok uzaktaydı. Buradaki gelişmeleri ancak dolaylı yollardan öğrenebiliyordu. Osmanlı Devleti bir çok problemle uğraşması, çöküş sürecine girmesi dolayısıyla böyle bir işle uğraşmaya vakitte bulamıyordu. 11. 1792 yılında Fransa, yeni rejimini korumak ve rejimini ülkelere tanıtmak üzere doğal sınırlarının dışında savaşlara girişti. Bunun karşısında Osmanlı Devleti tarafsızlığını ilan etti. Fransa’nın Osmanlı’yı parçalamak isteyen Rusya ve Avusturya’yı yenmesi İstanbul’da sevinçle karşılandı. Fransa’nın isteğine rağmen Osmanlı Devleti bu yeni rejimi hemen tanımak istemedi. Osmanlı yöneticilerine göre Fransa’nın yeni rejimi Avrupa’nın sorunu idi. Osmanlı’nın Avrupa hukukuna dahil olmadığını öne sürüyorlardı. Osmanlı hükümeti ihtilal karşısında gerçekten tarafsız davranıyordu. 12. 1793’te Fransa İstanbul’a olağanüstü elçiler göndererek, Fransa Cumhuriyet hükümetinin tanınmasını Türkiye ile Fransa arasında anlaşma yapılmasını ve Türkiye’nin savaşa girmesini istedi ama Türk hükümeti bunu reddetti. Çünkü Fransa’nın Cumhuriyetini tanımakla Avrupa’ya karşı cephe almak istemiyordu. Prusya Fransa’yı tanıdıktan sonra Osmanlı Devleti Fransa Cumhuriyetini tanıdı. 13. Bu tarihten sonra Fransa, Osmanlıyı Rusya ve Avusturya aleyhinde savaşa sokmak istiyordu. Osmanlı buna yanaşmadı. Napolyon orduları ile Avrupa’da bir çok orduları yenerek Compo Formio anlaşmasıyla üstünlüğünü kabul ettirdi. 14. 1798’de Mısırı işgal eden Fransızlarla Osmanlılar arasındaki münasebetler bitmişti. 1798’de Pramidler savaşını kazanan Mısır’dan İngilizler ve Ruslar sayesinde onların desteğiyle çıkarabildi. Ama bu seferde Mısır’a İngilizler yerleşti. Fransızlar gittikleri bütün yerlerde milliyetçilik akımlarını yayıyorlardı. Mısır’a girip çıkan Fransızlar Kölemenleri Osmanlı aleyhine kışkırttılar. Daha sonra da işgal ettiği yedi adadan çekilmesi üzerine bölgeye Ruslar geldi. Tıpkı Fransızlar gibi Ruslar da Rumları Osmanlı aleyhine kışkırtmaya başladılar. Diğer taraftan Ruslar Balkanlarda ulusçuluk faaliyetlerini yaymaya devam ettiler. Fransızlar, propagandalarını çekilmiş oldukları bölgelerde, sürdürdüler. Türkçe, Rumca, Ermenice’ye tercüme ettikleri milliyetçiliğe ve Cumhuriyete dair eserleri özel adamları Akdeniz adalarına gönderdiler. 15. Yunan isyanları 6 Mart 1821’de Eflak Buğdan’da başladı. Etnik-i Eterya bu faaliyeti yürütüyordu. 16. Fransa’nın çabaları ve zararlı faaliyetleri sonucunda, Osmanlı milleti olan gayr-i müslim Hıristiyan teb’a başta olmak üzere bir süre sonra müsüman teb’a devlete karşı isyan etmiştir. 1804 tarihinde Sırplar isyan etmişlerdir. 1821’de Morada isyan meydana gelecektir. 1830 yılında Yunanistan bağımsız olarak bir devlet kuracaktır. 17. Daha sonraları Fransızlar, Cezayir’i işgal edecekler ve bunun yanı sıra M. Ali Paşa’ya destek vererek Vali’nin devletine karşı cephe almasına sağlayacaklardır. Rusya ise Balkanlarda Osmanlı aleyhine propaganda yaptığı gibi, Kırım’a girerek, Kırım’da yaşayan Türkleri bağımsızlık vaadetmek, girişmiş olduğu türlü entrikalarla Kırım’ı Osmanlı’dan ayırarak ilhak etmiştir. Artık büyük devletler Osmanlı’nın içişlerine müdahale ediyorlar ve her taraftan Osmanlıyı çökertmeye çalışıyorlardı. 1839 Tanzimat Fermanı ve daha sonra Avrupalı devletlerin baskıları sonucunda, 1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanıyla gayrimüslim tebaya çok geniş haklar veriliyordu. Bu ıslahat Fermanını, Osmanlı kabul etmek zorunda kalmıştır. 18. Fransa’nın tarihteki Osmanlı Politikası daha önce anlattığımız örneklerde görüldüğü üzere, müspet bir yön yoktur. Fransa pek çok olayda Osmanlı Devleti’ni kendi menfaatleri için kullanacağı paravan veya alet olarak görmüştür. 19. Çeşitli ırkları, farklı dinlere mensup milletleri bünyesinde barındıran Osmanlı Devleti için milliyetçilik akımı Osmanlı için gerçek bir felaket olmuştur. Avrupalı devletlerin kültürel, ekonomik, siyasi ve askeri baskıları sonucunda Osmanlı Devleti her tarafında isyanların başladığı her devletin müdahalesinin olduğu bir devlet haline gelmişti. Tüm planlar Osmanlı’yı parçalamak için yapılıyordu. 1856 Islahat Fermayıla gayrimüslim teb’aya bir takım haklar verdiyse de Avrupalı devletlerin isteklerinin ardı arkası kesilmek bilmedi. Rusya Balkanları, Fransa Cezayir’i, İngiltere, Kıbrıs ve Mısır, Avusturya-Macaristan, Bosna Hersek’i, ilhak etmek için zikrolunan yerlere girmişlerdi. 20. Osmanlı Devleti’nin ortaya attı ve ne Osmanlıcılık ne de İslamcılık gibi projeler Osmanlıyı çöküşten kurtaramamıştır. Meşrutiyet’in ikinci kez ilan edildiği 1908 tarihinde Avusturya-Macaristan, Bosna Hersek’i topraklarına katmasının yanı sıra Bulgaristan’da bağımsızlığını ilan etmiştir. Osmanlılar bu durumu kabullenmek zorunda kaldılar. 21. Tunus, Fas, Karada gibi bir çok ulus Osmanlı’yı karşı önceden isyan etmişlerdi. İtalyanlar, Trablusgarb’ı işgal ederek Kuzey Afrika’daki son Osmanlı toprağını da aldılar. I. ve Savaşları sonucunda Osmanlı Devleti bir çok toprağını kaybetti. Arnavutluk devleti bu savaş sonucunda imzalanan anlaşmalarla ortaya çıkmıştı. 22. Milliyetçilik hareketlerinin artık önü alınamıyordu. 1870 ve 1871’de siyasi birliklerini tamamlayan İtalya ve Almanya tüm projeleri Osmanlı üzerine endekslemişlerdir. İtalya, Kuzey Afrika’yı egemenliğine aldı. Almanya ise Osmanlı Devletini bir Pazar olarak görüyordu. I. Dünya Savaşına Almanya’nın yanında giren Osmanlı, savaştan yenilgiyle çıkınca bir çok toprağını kaybettiği gibi savaş sonunda da imzalanan Mondros Ateşkes anlaşmasıyla adeta itilaf devletlerine teslim olmuştu. Osmanlı müslüman teb’ası olan Araplar, İngilizlerin ve Fransızların propagandası sonucunda I. Dünya Savaşında Osmanlı’yı arkadan vurdular. Osmanlı artık ata yurdu olan Anadolu’yu kurtarmak için çalışıyordu. Sonuç 1789’da ortaya çıkan milliyetçilik akımlarıyla ilgilenmeyen Osmanlı, 1918’lere ve Lozan Anlaşmasının yapıldığı 24 Temmuz 1923 tarihine gelindiğinde bu akımdan en çok zarar gören devletti. Osmanlı Devleti artık parçalanmış ve yeni milletler, yeni devletler ortaya çıkmıştır. Türk milleti ancak nefsi müdafaa yaparak milliyetçilik akımının ancak nefsi müdafaa yaparak milliyetçilik akımının pençesinden kurtulabilmiştir. Ruslar Ermenileri bir maşa olarak kullanıp Türk ordusunu ve Türk milletini uzun süre uğraştırmıştır. 1915’te Suriye’ye tebcir edilmişler ama bu beladan bir türlü kurtulamamıştır. Türk Milleti M. Kemal Atatürk önderliğinde yapılan Millî mücadeleyi olağanüstü gayret ve mücadeleyle, nefs-i müdafaa yaparak binbir güçlükle kazanabilmiştir. Tanrı varsa eğer, ruhumu kutsasın... Ruhum varsa eğer!
Fransız İhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri Kısa Özet Hakkında , Fransız İhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri Kısa Özet , Fransız İhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri Kısa Özet İle İlgili Bilgiler 1789 yılında çıkan Fransız İhtilali, dünya tarihinin önemli ve yazı hürriyetinin olmaması,kralların kullandıkları geniş yetkiler,halkın aralarında büyük farklar olan sınıflara ayrılması idi Fransız İhtilali’nin getirdiği yeni fikirler Avrupa’daki krallıkları endişelendirdi Fransa ile bu devletler Avusturya,Prusya, İngiltere arasında savaşlar yapıldı Bu savaşlar,Fransızların düşmanlarına karşı birleşmelerini sağladı Böylece milliyetçilik duygusu daha ön plana çıktı Osmanlı Devleti ise Fransız İhtilali’ni başlangıçta Avrupa’nın bir iç meselesi olarak kabul etti Fakat Fransız İhtilali Osmanlı Devleti’ni etkilemekte gecikmedi Özellikle milliyetçilik fikirleri Osmanlı topraklarında yayıldı Osmanlı Devleti içerisinde bir çok millet yaşamaktaydı Bu milletler milliyetçilik fikirlerinden etkilendiler Çünkü Osmanlı Devleti,sınırları içinde yaşayan diğer milletleri,dil ve dinleri ,ile sosyal yaşantılarında serbest bırakmıştı 19 yüzyıla girerken güçlü devletler,özellikle Avusturya ve Rusya Balkan milletleri arasında milliyetçilik ve bağımsızlık propagandaları yaptılar Kışkırtmalar kısa süre sonra etkisini gösterdi ve Osmanlı topraklarında isyanlar çıktı İsyanlar Osmanlı Devletini 19 yüzyıl boyunca uğraştırdı Balkan milletleri,zaman içerisinde Osmanlı Devleti’nden ayrılarak kendi bağımsız devletlerini kurdular Fransız İhtilali’nin getirdiği düşünce ve prensipler Osmanlı devlet adamlarını ve aydınlarını da etkiledi Bu etki,Tanzimat Fermanı’nın ve 1 Meşrutiyetin ilan edilmesinde rol oynadı Fransızlar,ihtilalle mutlak krallığın devrilebileceğini göstermiş oldular Avrupa kralları,krallık yönetimini korumak için Fransa’ya saldırdılar Avusturya ve Prusya hükümdarları halk için çalışmaya başladılar Fakat bu önlemler,demokrasi için girişilen eylemlere ve ayaklanmalara engel olmadı Fransız İhtilalinin etkileri Fransız İhtilalinin Osmanlıya etkileri Fransız İhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri Kısa Özet Konusu Hakkında Sorularınızı ve Yorumlarınızı Aşağıdan Anında Yazabilirsiniz …
XVIII. yüzyılın sonlarına doğru meydana gelen Fransız İhtilali, sadece Fransız ve Avrupa tarihinin değil, dünya tarihinin de en önemli olayları arasında yer alır. Bu önemli olay Yakın Çağ’ın başlangıcı olarak kabul İhtilali’ni Hazırlayan Nedenlerİhtilalin Başlaması ve GenişlemesiFransız İhtilali’nin SonuçlarıFransız İhtilali’nin Osmanlı Devleti’ne EtkileriFransız İhtilali’nin Avrupa ve Dünya Ülkelerine EtkileriFransız İhtilali’ni Hazırlayan NedenlerSosyal Nedenler Fransız toplumu, aralarında eşitsizlikler olan soylular, rahipler, burjuvalar ve köylülerden oluşmaktaydı. Soylular, devlet yönetimi valilik, bakanlık, devlet memurluğu vs.ve askerlikle uğraşırlar, devlete vergi vermezlerdi. Fransız topraklarının büyük bölümü bunların elinde idi. Soylulardan sonra gelen imtiyazlı sınıf olan rahipler, kilisenin zengin toprakları üzerinde lüks ve rahat içinde yaşıyorlar, vergi vermiyorlardı. Burjuvalar; şehirlerde oturan, doktor, mühendis, avukat ve tüccar gibi kişilerden oluşan sınıftı. Ekonomik durumu iyi olan ve devlete vergi veren burjuvaların, devlet yönetiminde siyasi hakları yoktu. Bu sınıf zamanla güçlenerek soylularla eşit haklar istemeye nüfusunun en büyük kısmını oluşturan köylüler çok zor şartlarda yaşıyorlardı. Fransa nüfusunun yüzde doksanını oluşturdukları hâlde, toprakların küçük bir kısmını ellerinde bulunduruyorlardı. Özellikle vergiler bu sınıfa yüklenmişti. Askerlik yaparlar, soyluların ve rahiplerin tarlalarında çalışırlardı. Buna karşılık hiçbir hakları Rejiminin Baskısı Fransa krallıkla yönetilmekte olup kral, ülkenin tek hâkimi idi. Ülkeyi soylular ve ruhban sınıfına dayanarak yönetiyordu. Halk yokluk çekerken krallar Paris yakınlarında Versay Sarayı’nda lüks ve eğlence içinde yaşarlardı. Masraflarını karşılamak için halktan zorla vergi toplarlardı. Devleti yönetenler halktan tamamen kopmuştu. Bu durum halkın memnuniyetsizliğine ve tepkisine neden Aydınlarının Etkisi Fransa’da XVIII. yüzyılda birçok aydın Monteskiyö, Volter, Didero, Jan Jak Russo vb. yetişti. Bu aydınlar aynı zamanda her türlü düşünce sisteminde akla öncülük tanıyan aydınlanma akımın da öncüleri oldular. Bunlar eserlerinde fikir ve vicdan özgürlüğünü, insan haklarını, eşitliği savunuyorlardı. Bu aydınlar Fransa’da monarşik yapının değişmesi gerektiğini savunarak ihtilalin fikrî yapısını Nedenler Fransız İhtilali’nin en önemli nedeni devletin ekonomik durumunun bozulmasıdır. Fransa’nın XVIII. yüzyılda girdiği savaşlar pahalıya mal olmuş, hazine boşalmıştı. Fransa, İngiltere ile yaptığı Yedi Yıl Savaşları’ndan yenilgiyle çıkmış ve Amerikan bağımsızlık mücadelesinde İngiltere’ye karşı bağımsızlık yanlılarına destek vermişti. Bu yüzden vergiler fazlalaşmış, halk bu vergilerin ağırlığı altında ezilmişti. Sarayın gereksiz masraflarıysa artarak devam Başlaması ve GenişlemesiKral bunalıma çare bulmak için Millî Meclisi Eta Jenerö toplantıya çağırdı. Bu meclisi kral, halktan yeni vergilerin toplanması için oluşturmuştu. Ancak bu toplantıda soylular ve rahipler ile halk temsilcileri arasında anlaşmazlık çıktı. Kralın meclisi zorla dağıtmak istemesi üzerine halk ayaklandı 14 Temmuz 1789. Halk, Bastil Hapishanesi’ni ele geçirerek buradaki tutukluları serbest bıraktı. Böylece ihtilal başlamış temsilcileri yeni bir anayasa yapma hazırlıkları için kurucu meclis oluşturdular. Kurucu meclis ilk olarak soyluların ve rahiplerin imtiyazlarını kaldırdı, “İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi”ni ilan etti 28 Ağustos 1789.Fransız İhtilali’ni Gösteren Temsilî Resimİnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisine göreHer insan doğuştan hür ve diğerleriyle gücü millete ait milletin seçtiği temsilcilerin yönetme hakkı milletindir. Hiçbir kişi ve kuruluş milletçe verilmeyen bir hâkimiyeti başkasına zarar vermeyen her şeyi sınırı ancak kanunla görevi, vatandaşa hürriyetler tanımak ve onları meclis bir anayasa hazırladı. Kralın mutlak egemenliğini sınırlayan bu anayasa ile Fransa’da meşrutiyet rejimi kurulmuş başlayıp Avrupa’da ve daha sonra bütün dünyada önemli gelişmelere neden olan Fransız İhtilali’nin önemli sonuçları şunlardırSoylular ve rahipler imtiyazlarını kaybettiler; eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya krallıkların yıkılabileceği görüldü. Avrupa’da mutlak yönetimler sarsıntıya ve ABD’de görülen demokratik gelişmeler Avrupa’da da etkili olmaya akımı gelişti ve zamanla bütün Avrupa’yı etkisi altına aldı. Milliyetçilik fikri imparatorlukların parçalanmasına ve millî devletlerin kurulmasına neden İhtilali, getirdiği bu değişikliklerle Yeni Çağ’ın sonu, Yakın Çağ’ın başlangıcı olarak kabul İhtilali’nin Osmanlı Devleti’ne EtkileriOsmanlı Devleti birçok milletten oluşmuştu. Milliyetçilik fikrinin yayılmasıyla Osmanlı Devleti’ndeki azınlıklar kendi millî devletlerini kurmak için harekete geçtiler. Çıkardıkları isyanlar Avrupalı devletler ve özellikle Rusya tarafından desteklendi. XIX. yüzyıl Osmanlı Devleti için “ayaklanmalar yüzyılı” oldu. Bu ayaklanmalar Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmaları için bir fırsat oldu. Avrupa devletleri milliyetçilik fikirlerini kendi ülkelerinde engellerken Osmanlı Devleti’nde teşvik etmişler, böylece Osmanlı Devleti’nin parçalanma ve çöküşünü Fermanı’nın ilanı, hukuk devleti anlayışının başlaması, Yeni Osmanlıların Jön Türklerortaya çıkması, Kanunuesasi’nin hazırlanması ve meşrutiyetin ilanında Fransız İhtilali’nin getirdiği düşünceler etkili Bonapart’ı Avrupa’daki İhtilal Savaşlarında Gösteren Bir TabloFransız İhtilali’nin Avrupa ve Dünya Ülkelerine EtkileriFransız İhtilali’nin getirdiği prensipler, Avrupa’da çok uluslu ve krallıkla yönetilen diğer devletleri rahatsız etti. İngiltere, Avusturya, Prusya ve İspanya gibi devletler ihtilal fikirlerinin yayılmaması için Fransa’ya savaş açtılar. 1793 yılından 1815 yılına kadar süren bu savaşlara “ihtilal savaşları” adı verilir. Bu savaşlar sırasında Napolyon Bonapart, Avrupa’nın büyük bir kısmını hâkimiyeti altına aldı. Napolyon Savaşları da denilen bu savaşlar sonunda Fransa mağlup oldu 1815. İngiltere, Avusturya, Prusya, Rusya savaşın sonuçlarını değerlendirmek ve Avrupa’da bozulan sınırları ve siyasi dengeyi yeniden düzenlemek için Viyana’da Avusturya Arşidükü Metternich Meternik başkanlığında bir kongrede toplandılar1815. Bu devletler Meternik sistemi adı verilen bir politika oluşturdular. Bu sisteme göre Avrupa’nın neresinde bir ayaklanma çıkarsa birlikte hareket ederek ayaklanma Kongresi’nde sınırların belirlenmesinde, dil, din, milliyet unsurları dikkate alınmadı. Bu nedenle Avrupa’da barış ve huzur sağlanamadı. Fransız İhtilali’nin yaydığı düşünceler, Avrupa devletlerinde 1830 ve 1848 yıllarında ihtilaller yaşanmasına neden oldu.
Bünyesinde çeşitli milletler bulunduran imparatorluklarda aynı millete ait insanların da ayrı ayrı siyasi teşekküller hâlinde yaşadığı olmuştur. İhtilal savaşlarıyla farklı milletler arasında milliyetçilik ve hürriyet fikirleri yayılmışmış ve bu milletler bağlı oldukları devletlere karşı ayaklanmaya başlamıştır. Fransız İhtilali ile ortaya çıkan bu fikirler; Avusturya-Macaristan, Rusya ve Osmanlı Devleti’nin sosyal ve siyasi hayatlarını İmparatorluğu, çeşitli ırk ve mezhepten oluşan toplumsal bir yapıya sahiptir. Metternich’in Meternik mutlakiyetçi yönetimi altında bulunan Avusturya, hâkimiyeti altındaki toplumların ihtilal düşüncesini benimsemesinden ve yönetime karşı ayaklanmasından Fransız İhtilali’nin etkisi ile 1848 yılında Avrupa’da meydana gelen olaylar, bu korkunun haklılığını ortaya çıkarmıştır. 1848 yılındaki olaylarda özgürlük düşüncesinin etkisiyle ülkede mutlakiyetin kaldırılması istenmiştir. Milliyetçiliğin etkisiyle Alman olmayan uluslar da bağımsızlıklarını elde edebilmek üzere harekete halk, ilk defa 1848’de Viyana’da anayasa için ayaklanmış ve Metternich İngiltere’ye kaçmıştır. Viyana’da toplanan Kurucu Meclis, feodal düzenin vergilerini kaldırmış ve sosyal eşitliği ilan etmiştir. Ancak Avusturya imparatoru, Viyana’yı işgal ederek meclisi dağıtmayı başarmıştır. Olaylar bu noktadan sonra Avusturya egemenliği altında bulunan ulusların bağımsızlık isyanlarına dönüşmüştür. Bunlardan en önemlisi Macarların bağımsızlık hareketi İsyanı TabloAvusturya, Macarların bağımsızlık hareketine tepki gösteren Rusya ile iş birliği yaparak 1849’da Macaristan’a girmiştir. Macar bağımsızlık hareketi kanlı şekilde bastırılmış ve Macaristan yeniden Avusturya’ya bağlanmıştır. Macar İsyanı’nın bastırılmasından sonra bağımsızlık taraftarlarından bir kısmı Osmanlı Devleti’ne bu sırada, Rusya’nın bastırdığı Lehistan İsyanı’ndan kaçan Lehler de Osmanlı Devleti’ne sığınmıştır. Bu mültecilerin Avusturya ve Rusya tarafından Osmanlı Devleti’nden geri istenmesi ve Osmanlı Devleti’nin bu talebi reddetmesi ile “mülteciler sorunu” ortaya egemenliğinden kurtulmak ve ulusal birliğini sağlamak isteyen İtalya’da da aynı dönemde ayaklanmalar çıkmıştır. Ancak Piyemonte orduları, Avusturya’ya yenilmiş ve bu nedenle İtalya bağımsızlığını ve siyasi birliğini sağlayamamıştır. Ardından küçük devletlerden meydana gelen ve Avusturya’nın nüfuzu altında bulunan Almanya’da da ayaklanmalar yaşanmıştır. Avusturya’da Metternich’in yönetimden çekilmesinden sonra 1848’de Prusya’nın başkenti Berlin’de halk krala karşı ayaklanmıştır. Bunun üzerine Prusya Kralı IV. Wilhelm Vilhelm, halka bir anayasa vadetmiş ve böylece Prusya’daki isyan sona 1815 Viyana Kongresi ile Polonya’ya Lehistan hâkim olmuştur. Ancak bağımsızlık isteyen Polonyalılar, 1830’da isyan etmiştir. Ayaklanma, Rusya tarafından bastırılmış ve anayasa kaldırılarak Polonya bir Rus ili hâline getirilmiştir. Bu olayda Avusturya ve Prusya, Rusya’nın tarafını tutmuş; Fransa ve İngiltere ise tarafsız kalmıştır. Rusya’nın, ülkedeki azınlıklara baskı yapması nedeniyle 1863’te Polonya’da yeni bir ayaklanma daha çıkmıştır. Rusya bu ayaklanmayı bastırdıktan sonra azınlıklara karşı Ruslaştırma politikası XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki toprakları üzerinde genişleme politikası izlemeye baş lamış ve aynı bölgede genişlemek isteyen Avusturya *“ ile rakip hâle gelmiştir. Bölgeye hâkim olmak için Slav toplumlarını bir siyasi birlik altında toplamak isteyen Rusya, Panslavizm politikasını uygulamaya başlamıştır. XIX. yüzyılın başlarında ortaya çıkan Panslavizm, Fransız İhtilali’nin getirmiş olduğu milliyetçilik akımıyla Slavlar üzerinde büyük etki göre Osmanlı ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları yıkılmalı, bunların yerine Rusya’nın egemenliği altında bir Slav devleti kurulmalıdır. Rusya, bu politika gereği Osmanlı Devleti içerisindeki Slav ve Ortodoks topluluklara her türlü yardımı yapmaya başlamış ve bunlara özerklik verilmesini Devleti; çeşitli ırk, din, dil ve kültüre sahip toplumlardan meydana gelmiştir. Fransız İhtilali’yle birlikte milliyetçilik akımı Osmanlı Devleti içerisinde yayılmaya başlamıştır. Bu akım XIX. yüzyılın başlarından itibaren birçok isyanın çıkmasına da neden olmuştur. Balkanları ele geçirmek, Mısır’a ulaşmak ve Doğu Akdeniz’de Fransız hâkimiyeti sağlamak isteyen Napoleon, Osmanlı Devleti’ndeki Hristiyan topluluklar arasında bağımsızlık düşüncesinin yayılmasını Mısır Seferi’nde TabloBİLİYOR MUSUNUZ?Napoleon, Rumları kışkırtmak için komutanlarına şu emri vermiştir “Halkı kazanmak için elinizden geleni yapınız. Eğer halkın bağımsızlığa eğilimi varsa bağımsızlık duygusunu körükleyiniz.” Bundan sonra da Rumlara silah ve cephane göndermiştir. Aynı şekilde, Mısır’a çıktıktan sonra da buranın halkını Osmanlı Devleti aleyhine kışkırtmaya sonra Rusya da Balkanlarda milliyetçilik fikrini yayarak halkı kışkırtmaya devam etmiştir. Fransızlar, Napoleon’dan sonra bu bölgeden çekilmiş olmalarına rağmen propaganda faaliyetlerine devam etmiştir. Böylece Osmanlı Devleti içerisindeki Hristiyan topluluklar arasında, bağımsızlık istekleri hızla yayılmaya başlamıştır. Bu da Osmanlı Devleti’nde ilk olarak Sırp İsyanı’na neden ÇağıFransız İhtilali – Fransız İhtilalin Başlaması ve Gelişimi – İhtilalin Sonuçları Nelerdir?Fransız İhtilali’nin İmparatorluklara EtkisiSırp İsyanı 1804-1817Yunan İsyanı 1820-1829Sanayi Devrimi – Sanayi Devrimi’nin SonuçlarıYeni İhtilallere Giden Yol1830 İhtilalleri1848 İhtilalleriLiberalizm ve KapitalizmSosyalizm ve MarksizmMutlak Monarşiden, Anayasal Monarşiye Geçiş
fransız ihtilalinin osmanlıya olumsuz etkileri